Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj01.12.2009, 18:04 (UTC)    
Mesaj konusu: Reenkarnasyon Hakkında Ne Düşünüyorsun..?

Reenkarnasyon ;

Karma felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon, -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint dinlerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma ve reenkarnasyon arasındaki ilişki Dinler Tarihi isimli kitapta şöyle açıklanmaktadır:


... Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar kusur etmezler. Sonra gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Haberiniz olsun; hüküm yalnızca O'nundur. Ve O,hesap görenlerin en süratli olanıdır.
(Enam Suresi, 61-62)


Karma doktrinine bağlı olarak tenasuh, yani ruhun bir bedenden ötekine geçtiği inancı doğdu. Böylece ölümden sonra devamlı var olma, ruhun bedenden ayrı olduğu fikri gelişmiş oldu. Bu inanışa göre, ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak doğar. İnsan yaptıklarına göre hayvan, bitki, insan veya tanrı şeklinde doğar. (Buna göre insan kendi kaderinin mimarıdır.) Bu doğuş, bir sebep sonuç ilişkisi içinde gerçekleşir. Manevi ve ahlaki karşılık, yani yapılanların sonucu ruhun tenasuhu ile mümkün olur. Sonraki hayatta mutlu olmak, doğru harekete bağlıdır. Her şahıs, işlerinden sorumludur. Ölümden korkmaya gerek yoktur. Devamlı yeniden doğuşlarla insan, arzularına ulaşır, devamlı bir tatmin elde eder. O, tanrı Brahma'da yaşar. Bu inanışın Hintliyi kuvvetli bir iyimserliğe ulaştırdığı ileri sürülmektedir.1

Görüldüğü gibi, Karma'da ahiret inancı yoktur; bunun yerine sürekli ölüp, tekrar dünya hayatında aynı ruhla, fakat yeni bir bedenle dirilme inancı vardır. Ancak bu, Allah'ın Kuran'da bildirdikleri ile çelişen, batıl ve sapkın bir inançtır.

Bu felsefede dikkat çeken bir başka sapkın inanç ise, insanın bir ilah olarak da doğabileceğine inanılmasıdır. Bu, tarih boyunca inanılan en batıl ve gerçek dışı iddiadır. Böyle bir iddia açıkça Allah'a şirk koşmak anlamına gelmektedir. Oysa açıktır ki, hiçbir insan ilah olamaz; tek bir İlah vardır ve O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Tüm kainatın ve canlıların sahibi, yaratıcısı, koruyucusu ve ilahı Allah'tır. O'nun eşi ve benzeri yoktur. Rabbimiz olan Allah, bu gerçeği Kuran'ın İhlas Suresi'nde şöyle bildirir:

De ki: O Allah, birdir. Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır). O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir. (İhlas Suresi, 1- 4)

Bunun dışında bir inanca sahip olanlar doğru yoldan sapmışlardır ve dünyada da ölümden sonraki hayatta da zarardadırlar.

KURAN'DA REENKARNASYON YOKTUR, ÖLÜM VE DİRİLME BİR KEREDİR..

Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint dinlerinde değil, dünyanın her yerinde reenkarnasyona inanan, daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni, dine inanmayan, ahiretin varlığını inkar eden, ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkan insanların, reenkarnasyonu, bu korkularını yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır.

Oysa Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek, dünyada tüm yapıp ettiklerine göre sonsuza kadar cennette veya cehennemde kalmayı hak eder. Yani insanın bir dünya hayatı, bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. (Enbiya Suresi, 95)

Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: "Rabbim, beni geri çevirin. Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır. (Mü'minun Suresi, 99-100)



Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır
ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir...
(Al-i İmran Suresi, 185)



Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, insanların bir bölümü ölüm ile karşılaşınca, tekrar dirilme ümidi içinde olacaklardır. Ancak, kendilerine bunun kesinlikle mümkün olmadığı o an açıklanacaktır. Allah bir başka ayetinde insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirir:

Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi o diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. (Bakara Suresi, 2Cool

Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi, insan başlangıçta ölüdür, yani yaratılışının temeli başlangıçta, toprak, su, çamur gibi cansız maddelerden oluşmaktadır. Daha sonra Allah bu cansız yığına "bir düzen içinde şekil verip" diriltir. Bu dirilişten belli bir süre sonra insan, yaşamı sona erince tekrar öldürülür ve toprağa geri döner, çürüyüp-ufalanıp toz haline gelir. Bu da insanın ikinci defa ölü haline geçişidir. Geriye ise son kez diriltilmesi kalmıştır. Bu da ahiretteki dirilmesidir. Her insan ahirette diriltilecek ve bir daha geri dönüşün mümkün olmadığını anlayarak, dünyada yaptığı herşeyin hesabını verecektir.

Diğer ayetlerde de insanın dünyaya geldikten sonra tek bir ölümden başka ölüm tadmayacağı şöyle bildirilir:

Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi, 56- 57)

Yukarıdaki ayetler, ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre, cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah, sonsuz adalet sahibi, sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.

Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak, batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır.


Reenkarnasyon hakkında ne düşünüyorsun?

______________
Ve sonunda 3.Yıl Etkinlikleri 2 Ay öncesinden büyük bir yarışmayla başladı...


Ayrıntılı bilgi : http://byqraphix.tr.gg/3-.-Y%26%23305%3Bl-Etkinlikleri.htm
Mesaj01.12.2009, 18:08 (UTC)    
Mesaj konusu:

Karasızım. Reenkarnasyon var mı yok mu?

Bir Reenkarnasyon Hikayesi
“Sürüden ayrılanı kurt kapar” Bu çok göreceli bir söz, aslında bir tercih meselesi. Sürüde kalıp koyun koyun otlamak mı? Yoksa sürüden ayrılıp, kurtlara yem olma pahasına kendi bildiğin yolda yürümek mi? Ben olasılıkları severim, daha doğrusu severdim. Hani ölürken yaşadıklarınız bir film şeridi misali gözünüzde canlanır derler ya işte o anı yaşıyorum şimdi. Her anına değdi doğrusu. Sonuna ulaşamama olasılığı da vardı keşif gezisine çıkmaya karar verdiğimde ama biraz şans, biraz da şansın karesi mutlu sona ulaşmama yardım etti işte.

Arkadaşlarımla birlikte ormanda ilerliyorduk, sonbaharın sarısı hakimdi ormana. Herkes sağa sola dağılıp havalara zıplayıp duruyordu. Neşe içerisinde oraya buraya koşuşturup durduğumuz, binlerce belki de milyonlarca ağacın oluşturduğu ormanda ilerlemek, arkadaşlarınla oyun oynamak, inanılmaz bir duygu bu. Topraktaki mantarlar öbek öbek oyun alanımızın tekdüzeliğini bozmakta bize yardımcı olan tek şeydi. Dönem dönem havada beliren beyaz bir bulut nedeniyle hava kararır gibi oluyordu ve her seferinde arkadaşlarımın çoğu kayboluyordu ama ben neşem yerinde koşuşturmama kalan arkadaşlarımla devam ediyordum.

Ormanın sonunun olduğunu hiç düşünmemiştim. Karşıma çıkan sarımtırak düzlük nedense beni çok şaşırttı. Çoğu arkadaşımın aksine bu düzlük bende macera hissimin uyandığı andı. Cesaret ederek düzlüğe atladığımda beyaz bulut hızla ormanın üstünü kaplamaya başlamıştı bile. Giderek eğimi artan düzlükte ben de kayarcasına aşağı doğru süzülmeye başlamıştım. Artık uçurum misali eğimi artan düzlükten kurtuluşumun olmadığını düşünmeye başlamıştım ki bir çalılığa zor da olsa tutunabilme başarısını gösterdim. Yay şeklinde, bir adayı andıran çalılığın altında bugüne kadar gördüğüm en güzel mavilikte parıldayan bir göl vardı. Etrafı uzun kamışlarla çevrili gölün parıltıları beni çağırıyordu. Sonsuza kadar kalabilmeyi düşündüğüm gölün cazibesini çabucak atlatıp yoluma devam ettim. Kocaman iki mağaranın yan yana durduğu dik yamacın orada biraz dinlendim. Mağaralardan nemli ve ılık esintiler geliyordu. İçleri çok karanlıktı. Bir an içimi bir ürperti sardı. Yoluma devam etmeliydim. Mağaralardan uzaklaştıkça hafif yükseltileri olan sola ve sağa doğru eğimli bir araziye geliyordum. Ne sola, ne de sağa tam ortadan geçerek bu sefer sarı minik otların etrafını sardığı daha geniş ama yatay bir mağara girişinin üstüne ulaştım. Mağara girişi, dik küçük çatlakların girişe doğru uzandığı açıktan koyuya değişen pembe renge bürünmüştü. İlginç bir şekilde aşağı yukarı hareket ediyor, bir açılıp bir kapanıyordu. Mağaradan uzak durmaya çalışarak giriş kapandığı anda yoluma devam ettim. İyi ki de yapmışım, ben aşağı süzülürken beyaz bulut mağaralar bölgesine hızla yaklaşıyordu.

Giderek daralıp, sivrilen bir patikayı andıran yolun, küçük, siyah bir kaya parçasının yanından geçtikten sonra bittiğini, ancak kendimi boşlukta uçarken bulduğumda anladım. Neyse ki uçurumdan aşağı düşüşüm kısa sürdü. Geniş bir vadiye indiğimde uç noktalarında pembe birer kayalığın bulunduğu birbirlerine oldukça benzeyen iki yamacın arasındaydım. Bu sefer yamaçlardan birine doğru yönelip kayalığın tepesine ulaştım. Ufukta, uçsuz bucaksız gibi görünen bir ovanın ortasında bir krater ve devamında hayal meyal görebildiğim küçük bir koruluk vardı. Yorulmuş biraz da kilo kaybetmiş olmama rağmen yoluma devam ettim. Dikkatsizlikle düşülürse sonsuza kadar içinden çıkılamaz derinlikteki kraterin yanından geçip küçük koruluğa ulaştım. Koruluğun diplerinde, ışığın azaldığı bir yerde derin, dar bir vadi başlıyordu. Giderek sıklaşan ağaçlar arasında dolaşmaya başladım, ilerledikçe rutubet artmaya gezdiğim yer yapışkanlaşmaya başladı. Daha önce görmediğim ve benden daha ağır ilerleyen arkadaşlarla karşılaştım. Bazıları yapış yapıştı. Çoğu, vadinin karanlıklarından derinlerden geliyordu. İşte tam aradığım yer, huzur dolu ve sevecen, bana hoşgörü ve sevgiyle yaklaştılar derken o lanet olası beyaz bulutun içinde kendimi hapis olmuş olarak buldum.

Benden başka yakalanan diğer arkadaşlarım da var burada. Beyaz buluta “havlu” adını vermişler. Bir inanışa göre dış dünyadan bize benzer ama bizden daha kalabalık olanlarla bir makinenin içerisinde buluşuluyormuş. Oldukça zahmetli geçen yolculuklar sonrası biraz daha tuzlu ve daha büyük bir topluluğa karışılıyormuş. Siber dünya dedikleri bu yerden ısının da yardımıyla daha serbest dolaşılabilen, sanki uçarcasına hareket edilen, göğe yükseliş yani ultra dünyaya geçiş varmış. Bundan sonrasına inanmak biraz zor ama bir şekilde yeniden doğuş dedikleri yoğunlaşma ve bir su damlası olarak yeni hayatın başlangıcı.

Hay Allah şu havluya yakalanmadan o dar, derin, yapışkan vadiye bir kaçabilseydim.
______________
-Kul der ki; "İşlerimi halledip, Rabbime yöneleyim."
Rabbi der ki; "Bana yönelin, işlerinizi halledeyim."
Mesaj01.12.2009, 18:08 (UTC)    
Mesaj konusu:

Kuran'da öle birşey yok deniyorsa yoktur, iddaa edemem lakin öleceğiz ve tekrar dirileceğiz buna muhakkak inanıyoruz ne de olsa imanın şartı.
Mesaj01.12.2009, 18:12 (UTC)    
Mesaj konusu:

informess yazmış:
Karasızım. Reenkarnasyon var mı yok mu?

Bir Reenkarnasyon Hikayesi
“Sürüden ayrılanı kurt kapar” Bu çok göreceli bir söz, aslında bir tercih meselesi. Sürüde kalıp koyun koyun otlamak mı? Yoksa sürüden ayrılıp, kurtlara yem olma pahasına kendi bildiğin yolda yürümek mi? Ben olasılıkları severim, daha doğrusu severdim. Hani ölürken yaşadıklarınız bir film şeridi misali gözünüzde canlanır derler ya işte o anı yaşıyorum şimdi. Her anına değdi doğrusu. Sonuna ulaşamama olasılığı da vardı keşif gezisine çıkmaya karar verdiğimde ama biraz şans, biraz da şansın karesi mutlu sona ulaşmama yardım etti işte.

Arkadaşlarımla birlikte ormanda ilerliyorduk, sonbaharın sarısı hakimdi ormana. Herkes sağa sola dağılıp havalara zıplayıp duruyordu. Neşe içerisinde oraya buraya koşuşturup durduğumuz, binlerce belki de milyonlarca ağacın oluşturduğu ormanda ilerlemek, arkadaşlarınla oyun oynamak, inanılmaz bir duygu bu. Topraktaki mantarlar öbek öbek oyun alanımızın tekdüzeliğini bozmakta bize yardımcı olan tek şeydi. Dönem dönem havada beliren beyaz bir bulut nedeniyle hava kararır gibi oluyordu ve her seferinde arkadaşlarımın çoğu kayboluyordu ama ben neşem yerinde koşuşturmama kalan arkadaşlarımla devam ediyordum.

Ormanın sonunun olduğunu hiç düşünmemiştim. Karşıma çıkan sarımtırak düzlük nedense beni çok şaşırttı. Çoğu arkadaşımın aksine bu düzlük bende macera hissimin uyandığı andı. Cesaret ederek düzlüğe atladığımda beyaz bulut hızla ormanın üstünü kaplamaya başlamıştı bile. Giderek eğimi artan düzlükte ben de kayarcasına aşağı doğru süzülmeye başlamıştım. Artık uçurum misali eğimi artan düzlükten kurtuluşumun olmadığını düşünmeye başlamıştım ki bir çalılığa zor da olsa tutunabilme başarısını gösterdim. Yay şeklinde, bir adayı andıran çalılığın altında bugüne kadar gördüğüm en güzel mavilikte parıldayan bir göl vardı. Etrafı uzun kamışlarla çevrili gölün parıltıları beni çağırıyordu. Sonsuza kadar kalabilmeyi düşündüğüm gölün cazibesini çabucak atlatıp yoluma devam ettim. Kocaman iki mağaranın yan yana durduğu dik yamacın orada biraz dinlendim. Mağaralardan nemli ve ılık esintiler geliyordu. İçleri çok karanlıktı. Bir an içimi bir ürperti sardı. Yoluma devam etmeliydim. Mağaralardan uzaklaştıkça hafif yükseltileri olan sola ve sağa doğru eğimli bir araziye geliyordum. Ne sola, ne de sağa tam ortadan geçerek bu sefer sarı minik otların etrafını sardığı daha geniş ama yatay bir mağara girişinin üstüne ulaştım. Mağara girişi, dik küçük çatlakların girişe doğru uzandığı açıktan koyuya değişen pembe renge bürünmüştü. İlginç bir şekilde aşağı yukarı hareket ediyor, bir açılıp bir kapanıyordu. Mağaradan uzak durmaya çalışarak giriş kapandığı anda yoluma devam ettim. İyi ki de yapmışım, ben aşağı süzülürken beyaz bulut mağaralar bölgesine hızla yaklaşıyordu.

Giderek daralıp, sivrilen bir patikayı andıran yolun, küçük, siyah bir kaya parçasının yanından geçtikten sonra bittiğini, ancak kendimi boşlukta uçarken bulduğumda anladım. Neyse ki uçurumdan aşağı düşüşüm kısa sürdü. Geniş bir vadiye indiğimde uç noktalarında pembe birer kayalığın bulunduğu birbirlerine oldukça benzeyen iki yamacın arasındaydım. Bu sefer yamaçlardan birine doğru yönelip kayalığın tepesine ulaştım. Ufukta, uçsuz bucaksız gibi görünen bir ovanın ortasında bir krater ve devamında hayal meyal görebildiğim küçük bir koruluk vardı. Yorulmuş biraz da kilo kaybetmiş olmama rağmen yoluma devam ettim. Dikkatsizlikle düşülürse sonsuza kadar içinden çıkılamaz derinlikteki kraterin yanından geçip küçük koruluğa ulaştım. Koruluğun diplerinde, ışığın azaldığı bir yerde derin, dar bir vadi başlıyordu. Giderek sıklaşan ağaçlar arasında dolaşmaya başladım, ilerledikçe rutubet artmaya gezdiğim yer yapışkanlaşmaya başladı. Daha önce görmediğim ve benden daha ağır ilerleyen arkadaşlarla karşılaştım. Bazıları yapış yapıştı. Çoğu, vadinin karanlıklarından derinlerden geliyordu. İşte tam aradığım yer, huzur dolu ve sevecen, bana hoşgörü ve sevgiyle yaklaştılar derken o lanet olası beyaz bulutun içinde kendimi hapis olmuş olarak buldum.

Benden başka yakalanan diğer arkadaşlarım da var burada. Beyaz buluta “havlu” adını vermişler. Bir inanışa göre dış dünyadan bize benzer ama bizden daha kalabalık olanlarla bir makinenin içerisinde buluşuluyormuş. Oldukça zahmetli geçen yolculuklar sonrası biraz daha tuzlu ve daha büyük bir topluluğa karışılıyormuş. Siber dünya dedikleri bu yerden ısının da yardımıyla daha serbest dolaşılabilen, sanki uçarcasına hareket edilen, göğe yükseliş yani ultra dünyaya geçiş varmış. Bundan sonrasına inanmak biraz zor ama bir şekilde yeniden doğuş dedikleri yoğunlaşma ve bir su damlası olarak yeni hayatın başlangıcı.

Hay Allah şu havluya yakalanmadan o dar, derin, yapışkan vadiye bir kaçabilseydim.

samimi olarak soruyorum bu yazdığının hepsini okudun mu? Alıntı yapmak yerine kendi yorumunu kısa ve öz şekilde yazsan eminim daha etkili olacaktır.
Mesaj01.12.2009, 18:13 (UTC)    
Mesaj konusu:

bsliyiz.tr.gg @okudum bu nu daha önce okuduğum için paylaştım!! Wink
______________
-Kul der ki; "İşlerimi halledip, Rabbime yöneleyim."
Rabbi der ki; "Bana yönelin, işlerinizi halledeyim."
Mesaj01.12.2009, 18:15 (UTC)    
Mesaj konusu:

informess yazmış:
bsliyiz.tr.gg @okudum bu nu daha önce okuduğum için paylaştım!! Wink

peki o zaman özür diliyorum Razz
Mesaj01.12.2009, 18:15 (UTC)    
Mesaj konusu:

informess yazmış:
bsliyiz.tr.gg @okudum bu nu daha önce okuduğum için paylaştım!! Wink


Paylaştım? derken Smile ben paylaştım Very Happy

Ayrıca ; Paylaştığım makaleleri tamamiyle okumadan ve anlamadan kesinlikle paylaşmam Wink Smile

Ama bilin ki ; ben reenkarnasyona inanıyorum..

______________
Ve sonunda 3.Yıl Etkinlikleri 2 Ay öncesinden büyük bir yarışmayla başladı...


Ayrıntılı bilgi : http://byqraphix.tr.gg/3-.-Y%26%23305%3Bl-Etkinlikleri.htm
Mesaj01.12.2009, 18:16 (UTC)    
Mesaj konusu:

byqraphix yazmış:
informess yazmış:
bsliyiz.tr.gg @okudum bu nu daha önce okuduğum için paylaştım!! Wink


Paylaştım? derken Smile ben paylaştım Very Happy

Ayrıca ; Paylaştığım makaleleri tamamiyle okumadan ve anlamadan kesinlikle paylaşmam Wink Smile

Ama bilin ki ; ben reenkarnasyona inanıyorum..

Benim paylaştığım hikaye için söyledi. Laughing
______________
-Kul der ki; "İşlerimi halledip, Rabbime yöneleyim."
Rabbi der ki; "Bana yönelin, işlerinizi halledeyim."
Mesaj01.12.2009, 18:17 (UTC)    
Mesaj konusu:

reenakasyon? :S
______________
Ben Cengizhan Ayaz yani cengizhanayaz.tr.gg sahibi banlandığım için foruma bu sitemle yazıyorum.
Mesaj01.12.2009, 18:19 (UTC)    
Mesaj konusu:

cengizhanayaz2 yazmış:
reenakasyon? :S

,
ruh göçü (reenkarnasyon) : öldükten sonra başka bir bedende tekrar dünyaya gelmeye reenkarnasyon denir. reenkarnasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği bilimsel olarak kanıtlanabilir durumda değildir. bu inanç ilahi dinler tarafından kabul edilmez.

______________
Geliyoruz sessiz ve derinden!...
Mesaj01.12.2009, 18:20 (UTC)    
Mesaj konusu:

informess yazmış:
byqraphix yazmış:
informess yazmış:
bsliyiz.tr.gg @okudum bu nu daha önce okuduğum için paylaştım!! Wink


Paylaştım? derken Smile ben paylaştım Very Happy

Ayrıca ; Paylaştığım makaleleri tamamiyle okumadan ve anlamadan kesinlikle paylaşmam Wink Smile

Ama bilin ki ; ben reenkarnasyona inanıyorum..

Benim paylaştığım hikaye için söyledi. Laughing


ops..! Smile kusura bakma Very Happy görmedim..
______________
Ve sonunda 3.Yıl Etkinlikleri 2 Ay öncesinden büyük bir yarışmayla başladı...


Ayrıntılı bilgi : http://byqraphix.tr.gg/3-.-Y%26%23305%3Bl-Etkinlikleri.htm
Mesaj01.12.2009, 18:22 (UTC)    
Mesaj konusu:

byqraphix yazmış:
informess yazmış:
bsliyiz.tr.gg @okudum bu nu daha önce okuduğum için paylaştım!! Wink


Paylaştım? derken Smile ben paylaştım Very Happy

Ayrıca ; Paylaştığım makaleleri tamamiyle okumadan ve anlamadan kesinlikle paylaşmam Wink Smile

Ama bilin ki ; ben reenkarnasyona inanıyorum..


Alıntı:
KURAN'DA REENKARNASYON YOKTUR, ÖLÜM VE DİRİLME BİR KEREDİR..

kendiniz demişsiniz hatta Kuran'da reenkarnasyon yoktur ölüm ve dirilme bir keredir diye ''Biz'' müslümansak, ve Kuran'da bizim doğru yol göstericimiz ise, kutsal kitabımız ise Kuransa buna inanmalıyız buna inanmak mecburiyetindeyiz diye düşünüyorum...tabiki bu benim görüşüm... bugün stajda buna benzer bir tartışma geçti nereden açıldı konusu hatırlamıyorum fakat sizinle de paylaşmak istiyorum arkadaş bugün sordu Hz.Muhammed (sav) 'yı mı daha çok seviyorsunuz, yoksa Atatürk'ümü? diye sorunca ''eee saçmalama tabi ki Hz.Muhammed'' yanıtını verdim ve benden sonra en az 5 kişiye sordu ve 4ü Atatürk cevabını verince şaşırdım ne bilim bana enterasan geldi :S Sizinde bu konuda görüşlerinizi almak istiyorum (Graphix yeni böle konu açmak istemedim senin konun kaldığı yerden devam edebilir Very Happy )
Mesaj01.12.2009, 18:28 (UTC)    
Mesaj konusu:

Byqraphix,senin düşüncene cidden saygı duyuyorum fakat bende Bsliyiz arkadaşımızla aynı düşüncedeyim..

Tekrar dünyaya gelme gibi bir durum söz konusu değil..
(Kuran-ı Kerim'de ki bilgilere dayanarak diyorum..) Wink
______________
balikesirerdek.tr.gg ve exevolium.tr.gg adresleri şahsıma aittir. Smile


En son benimsitem1993 tarafından 01.12.2009 18:28:28 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Mesaj01.12.2009, 18:30 (UTC)    
Mesaj konusu:

bsliyiz yazmış:
byqraphix yazmış:
informess yazmış:
bsliyiz.tr.gg @okudum bu nu daha önce okuduğum için paylaştım!! Wink


Paylaştım? derken Smile ben paylaştım Very Happy

Ayrıca ; Paylaştığım makaleleri tamamiyle okumadan ve anlamadan kesinlikle paylaşmam Wink Smile

Ama bilin ki ; ben reenkarnasyona inanıyorum..


Alıntı:
KURAN'DA REENKARNASYON YOKTUR, ÖLÜM VE DİRİLME BİR KEREDİR..

kendiniz demişsiniz hatta Kuran'da reenkarnasyon yoktur ölüm ve dirilme bir keredir diye ''Biz'' müslümansak, ve Kuran'da bizim doğru yol göstericimiz ise, kutsal kitabımız ise Kuransa buna inanmalıyız buna inanmak mecburiyetindeyiz diye düşünüyorum...tabiki bu benim görüşüm... bugün stajda buna benzer bir tartışma geçti nereden açıldı konusu hatırlamıyorum fakat sizinle de paylaşmak istiyorum arkadaş bugün sordu Hz.Muhammed (sav) 'yı mı daha çok seviyorsunuz, yoksa Atatürk'ümü? diye sorunca ''eee saçmalama tabi ki Hz.Muhammed'' yanıtını verdim ve benden sonra en az 5 kişiye sordu ve 4ü Atatürk cevabını verince şaşırdım ne bilim bana enterasan geldi :S Sizinde bu konuda görüşlerinizi almak istiyorum (Qraphix yeni böle konu açmak istemedim senin konun kaldığı yerden devam edebilir Very Happy )



kaç defa diyecem graphix değil qraphix diye Very Happy Very Happy

neyse görüşüme geleyim ;


Bende Atatürk derdim..

ama soru saçma birkere Wink

bakın arkadaşlar ; Dinden vatandan vs..vs.. şeylerden en önemli tek şey vardır o da "ANA"DIR.."BABA"DIR.Doğduğunuzda diliniz nedir?bilmezsiniz ana öğretir baba öğretir..Vatanınız nedir?bilemezsiniz ana öğretir baba öğretir..

..Ve Din

Dininiz nedir?bilemezsiniz ana öğretir baba öğretir..herşeyden önemlidir ana-baba..ama ananın ilk öğrettiği şeydir vatan sevgisi atatürk sevgisi...Ben açık açık dile getiriyorum biçok şeyi burada örneğin "ben inanmıyorum dinlere..Tanrıya.."ama saygı duyuyorum herkese herkesinde bana saygı duymasını temenni ediyorum biçok yerde..kısacası yanlış adama yanlış soru Very Happy

ATATÜRK Diyorum Wink

______________
Ve sonunda 3.Yıl Etkinlikleri 2 Ay öncesinden büyük bir yarışmayla başladı...


Ayrıntılı bilgi : http://byqraphix.tr.gg/3-.-Y%26%23305%3Bl-Etkinlikleri.htm
Mesaj01.12.2009, 18:31 (UTC)    
Mesaj konusu:

Saçmalık ! tır
______________
.fear{display:none;}
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu