Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj23.01.2010, 02:23 (UTC)    
Mesaj konusu: Edip Başer (ÇAKMA) Balyoz iddiasıyla ilgili olarak sert konu

Edip Başer (ÇAKMA) Balyoz iddiasıyla ilgili olarak sert konuştu.

Görevde olan, olmayan herkes bas bas bağırıyor. "Yalandır., saçma sapandır, akılla izanla bağdaşmaz." diye ama dinleyen yok..
Ellerinde patlayacak, ama olan ülkeme, vatandaşlarıma olacak..


Terörle Mücadele Eski Özel Koordinatöri Emekli Orgeneral Edip Başer (ÇAKMA) Balyoz iddiasıyla ilgili olarak sert konuştu.

Taraf Gazetesi'nin 'Balyoz Darbe Planı'nı yayınlamasının ardından planın altında imzası olduğu öne sürülen Emekli Org. Çetin Doğan'ın 'Konuşmalar EMASYA Protokolü çerçevesinde yapıldı' açıklamalarıyla ilgili olarak Terörle Mücadele Eski Özel Koordinatöri Emekli Orgeneral Edip Başer konuştu.

Balyoz Darbe Planı'na ilişkin olarak ortaya atılan iddiaları saçma ve akıl dışı bulduğunu ifade eden Org. Edip Başer şunları söyledi:

"Org. Çetin Doğan iddia edilenleri kabul etmiyor. Olması da mümkün değil böyle bir şeyin. Bunların bir kurgu olduğu ve senaryo halinde yazıldığı belli. Böyle bir şeyin Silahlı Kuvvetler’in bünyesinden çıkmış olması mümkün değil. Bu bir seminerin konusu olamaz.

EMASYA Planı şöyledir:
Eğer bir yerleşim biriminde olağanüstü bir durum ortaya çıkarsa, örneğin işçiler grev yaparsa, bu greve polis müdahale etti olaylar büyüdü, yakıp yıkmalar talanlar başladı polis güçleriyle valinin emrinde olan devletin kolluk güçleriyle bu durumun üstesinden gelinemezse ilin valisi karar alır, “Ben askerden yardım alacağım” der.

Bu yasalarımızda var.
Bu yardım taleplerine karşı Silahlı Kuvvetleri’nin unsurlarının kullanılmasının planlandığı olaya biz EMASYA Planı diyoruz.
Bunun açılımı ‘Emniyet ve Asayiş’ Planı’dır. Bir halk olayıyla bu şekilde başa çıkamayacağı ortaya çıkarsa Silahlı Kuvvetler’den yardım istemesi halinde silahlı kuvvetler unsurlarını ne şekilde, nasıl kullanacağını ortaya koyan planlardır.

Bunun için de Silahlı Kuvvetler muhtemel vazifeleri için o vazifenin yapılacağı anın yapılmasını beklemez ondan çok daha önce onunla ilgili olasılıklara dayalı planlar yapar. Ve bu planlar üzerinde de harp oyunlarında çalışmalar yapar. Sayın Çetin Doğan’ın söylediği de budur. Bir gerçek de doğru da budur."

"VARSA KANITLAYABİLEN BABAYİĞİT ÇIKSIN KANITLASIN"
"Bu planlar kesinlikle Silahlı Kuvvetler’in gidip camii bombalayacağı, kendi uçağını düşürmesiyle ilgisi yoktur. Kesinlikle bir ilde ne tür asayişsizlikler olabilir, bu asayişsizlikler ilin mevcut istihbarat bilgileri değerlendirilerek ilin hangi bölümlerinde nasıl olaylar ortaya çıkabilir, buna ait varsayımlar ortaya konur.

Bu varsayımlara dayalı da Silahlı Kuvvetler unsurlarının kullanılmasında yasalar çerçevesinde, yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde planlar yapılır. Geçmişte Gazi olayları oldu İstanbul’da. Bu olaylarda ilin valisi Silahlı Kuvvetler’den yardım talep etmiştir. Bu olaylarda kolluk kuvvetlerine yardımcı olunmuştur.

Bu yasalarımızın verdiği bir görevdir. Barış zamanında çeşitli olasılıkları ele alarak, varsayımları ortaya koyarak bunlara göre planlamalar yapmak mecburiyetindedir. Olay olduğunda komutanlar oturup da “Eyvah, vali bizden yardım istedi. Ne yapacağız?” diyemez.

Daha önceden hazırlanmış muhtelif olasılıklara karşı planlar vardır. O andaki duruma bakılır, ona en yakın olasılıktaki plan hangisiyse ufak bir düzenlemeyle uygulamaya konur.

Yasalar dahilinde olması gereken budur. Taraf Gazetesi’ndeki iddialar gibi herhangi bir art niyet, alçakça, hainane şeyler aramak ancak kafasından hainlik geçen, yüreğinde sürekli olarak haince düşünceler yeşeren insanların işidir böyle şeyleri düşünüp yazmak. Bunları uzun boylu ciddiye alarak tartışmak bile fevkalade yanlıştır. Böyle bir şey olamaz. Silahlı Kuvvetler’in görevi mevcut, iş başına gelmiş hükümetleri devirmek değil.

Öyle bir fonksiyonu yok.
Eğer planlarla çıkan olmuşsa onlar tabii ki yasaların dışına çıkmıştır. Demokratik yöntemin dışına çıkmıştır. Varsa onu kanıtlayabilen bir babayiğit çıksın kanıtlasın. Onun hesabı da ilgili kişilerden sorulsun. Ama ortada net bir bilgi, belge yok, kulaktan dolma, uydurulmuş, kaydırılmış, oradan buradan Çetin Doğan’dan alınmış bir cümle, yarım cümleyi birleştirerek komutanlara ilişkin senaryolar.
---------------
Bir yorum:
1988 Yılında Milli Güvenlik Akademisi "Müdavimi" olarak sözkonusu Harp Oyunları'na İstanbul'da Harp Akademisinde bizzat katıldım. Yani Harp Oyunlarını oynamış birisi olarak şunu belirtmek isterim: Dış tehditlere karşı ülkeyi korumak amacıyla TSK çeşitli senaryolar üzerinde çalışır. Mesela Suriye Türkiye'ye karşı ileri bir harekata girişmeye kalkıştığında TSK nasıl bir pozisyon alır, nerelerde Suriye ordusuna karşı harekatlara girişir, hava ve kara kuvvetlerinin gücünün karşılaştırılması ve harekat kabiliyetlerinin değerlendirilerek alınacak tedbirler değerlendirilir.

Aynı şeyler Yunanistan için uygulanır. Trakya, Kıbrıs ve Ege Denizi ve Adalarda nasıl bir yol izlenir, savaşa girmeden barışçı yollarla düşmana karşı nasıl caydırıcı tedbirler alınır, bunlar değerlendirilir. Bulgaristan, Irak, İran, Ermenistan, Gürcistan ve Rusya için de aynı değerlendirmeler, Harp Oyunları ayrı ayrı oynanır.

Ben bunları bizzat yaşadım. Ülke savunması dışında oralarda Darbe marbe hazırlıkları yapıldığını söyleyebilen ve bunu da siyasi amaçla utanmadan ve sıkılmadan, hayasızca, ahlaksızca ve Allahsızca kullanabilen, TSK'ni yıpratmak amacıyla şunun bunun çocuğu, tetikçisi rolüne soyunan herkesin Allah belasını versin diyorum.

"Taraf" isimli şerefsizlerin çıkardığı ve şerefsizlerin okuduğu gazetenin yazdıkları tamamen yalandır.

Bu yalanlara "mal bulmuş magrıbi gibi" sarılan alçak siyasetçiler de elbet bunun hesabını vereceklerdir.
K.Sandık
---------------
Bu günkü konuşmasında bunun hesabını vereceğini anlamşıçasına konuşuyordu.

Herkes bir gün hesabını verir diyordu.

Sözlerine bakalım.
Bugün nasıl olsa benim elimde güç var. Unutma yarın güç elinden gidebilir. Bu güç elinden gittiğinde yarın halk nezdinde nasıl yargılanacaksın bunun hesabını şimdeden yap. Millet idaresine el uzatanlar karşısında, hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntı gögüsleyeceğiimiz buradan açıkça ilan diyorum.

Dilinin sürçtüğünü anlayınca yarın halk nezdinde eklemesini hatırlayabilmiş,eh epilepsi böyle bir melanet,öfkesine yenik düşürebiliyor.

Tanrı kimsenin başına vermesin,verdiğine de acil şifa versin.

Bir arada sık sık öleceği üzerine korkular yaşıyordu.
Peki neden yaşıyordu?

Çünkü Amerika, Tayyip Erdoğan'ı ölümle tehdit etti.(http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=8903.0)

Peki ya şimdi hesap vereceğini nasıl anladı dersiniz?


Demek kulağına kar suyu kaçtı.
Bu arada bu Trafın yaptıklarının neye mal olduğunu da acaba fark ettiler mi dersiniz?

Fark etmedilerse Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubukçu'un şu sözlerine kulak versinler.

Çubukçu, "Mevcut usuller gereği, uzun yıllar büyük emek verilerek hazırlanan ve geliştirilen söz konusu planlar geçerliliğini kaybetmiştir. Bu nedenlerle, bu planlar iptal edilecektir" dedi.

Umarım ki kulaklarına kaçan kar suyu bundan ibaret kalsın.

Ne de olsa kış mevsimi.
Kar suyunun nereden girip,nereye kaçacağı belli mi olur?

Küçücük bir yırtık,her şeyi berbat etmeye yeter de artar bile.

A.Dursun

Lütfen Sitenize Yönlendirme Yapmayıniz..!
Sitenizin linki Kaldırılmıştır.. By ua1905ua@

______________
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?board=80.0
----------
http://dursuna.tr.gg/


En son dursuna tarafından 23.01.2010 03:13:48 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu