Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj09.04.2011, 12:03 (UTC)    
Mesaj konusu: Oha Artık Diyeceğiniz Olaylar.!

Bu kadar olur diyeceksiniz.Buyrun:

İshal
Bir arkadaşım İstanbul'a sevgilisi ile buluşmaya gideceği gün ishal olmuş. Fakat ne çare ki gitmek zorunda. Deniz otobüsüyle zorlu bir yolculuktan sonra (habire tuvalete taşınarak) buluşma yerine ulaşmış. Beklemeye başlamış.



Çok sıkıştığı bir anda tam tuvalet arayacakken kız arkadaşının geldiğini görünce gidememiş. Ancak o sırada epey bir miktar altına kaçırmış. Renk vermemek için, "Buraya kadar gelmişken gel bir pantolon alalım" diyerek kızı bir mağazaya götürmüş.

Tezgahtarın tüm ısrarına rağmen hiç denemeden mağazadan bir pantolon alıp ayrılmış. Gittikleri bir kafede, "İçime sinmedi. Ben şunu tuvalette bir deneyeyim" demiş. Hemen kirlenmiş çamaşırını ve pantolonunu daracık havalandırma boşluğundan atmış.

Rahatlamanın verdiği huzurla çantanın içindeki poşette duran yeni pantolonu almak üzere eğilmiş. Fakat o da ne! Poşette bir kazak varmış! Gözlerine inanamayan arkadaşım hemen kafasını havalandırmadan sokarak eski pantolonuna ulaşmaya çalışmış ama becerememiş. Bu arada tuvaletin önünde uzun bir kuyruk oluşmuş. Kapıyı vurmalarına rağmen içeriden tepki gelmeyince kafenin işletmecisi, "Bir delikanlı tuvalete girdi, çıkmıyor. Sanırım içeride eroin kullandı" diyerek polis çağırmış. Emniyet güçleri geldiğinde tabii acı gerçek ortaya çıkmış!
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Vibratör
Elektrikli vibratör aslında tıbbi bir araç olarak icat edilmiş. İlk kez 1880 yılında histeri geçiren kadınların tedavisi için kullanılmış. Tıp dünyası o dönemlerde vajina duvarına yapılan ritmik masajın sık sık sinir krizi geçiren kadınları tedavi edeceğine inanıyormuş. Vibratör öncesi tedavi doktorlar tarafından elle yapılıyormuş. Fakat elle yapılan masajın ritmik olmadığı bu nedenle işe yaramadığı düşünülüyormuş. Elle masaj devri, elektrikli vibratörün bulunmasıyla kapanmış. Uzmanların elektrikli vibratörle yapılan tedavinin de sonuç vermediği kabul etmeleri için aradan 40 yıl geçmesi gerekmiş.

Zamanla vibratörün akıl sağlığı bozuk kadınlara değil, aslen aklı başında kadınlara iyi geldiği düşüncesi yaygınlaşmış. En sonunda tıp dünyası 1920'de vibratörün tıbbi değil erotik bir alet olduğunu kabul etmiş ve tedavi amaçlı kullanımı yasaklanmış.
--------------------------------------------------------------------------
Piskolojik Ölü
Mezbahadan et taşıyan bir tırın sabahın erken saatlerinde yüklenip bir an önce yola çıkması gerekiyormuş. İşe sabahın kör vakti gelen işçiler, tırı yüklemeye başlamışlar. Alelacele işi bitirmişler. Tırın şoförü arkadaki soğuk hava deposunun kapısı kapatılır kapatılmaz yola çıkmış. Ancak son eti çengele takmaya uğraşan işçinin içeride kaldığını kimse farketmemiş. Uyku sersemi olan işçi de başına gelen korkunç şeyi, ancak tır hareket edince farkedebilmiş. Tır hiç durmadan 8 saat yol alacağından, arkadaşları kaybolduğunu farketmezlerse donarak öleceği kesinmiş.

Bir süre duvarları yumruklamış ama sesini duyuramayacağını biliyormuş. Bir süre sonra üşümeye başladığından hareketleri yavaşlamış ve bir kenara çöküp ölümü beklemeye başlamış. Oturup kaçınılmaz sonunu beklemeye başlamış ve cebinden çıkardığı kağıt kaleme yazmaya başlamış. 1. saat: çok üşüyorum; 2. saat: her yerim uyuşuyor; 3. saat: ayaklarımı hissetmiyorum; 4. saat: donarak ölmek istemiyorum, kalemi tutucak gücüm kalmadı, ellerim dondu...

Tır etleri teslim edeceği yere geldiğinde şoförü dondurucunun kapısını açınca içerisinin soğuk olmadığını farketmiş. Sabah yola çıkarken aceleden dondurucuyu çalıştırmadığını hatırlayan şoför, lanetler okurken köşede büzülmüş yatan işçiyi görmüş. Adamın uyuyakaldığını sanan şoför, işçiyi sarstığı halde uyandıramamış.

Polis olaya el koymuş, şoför tutuklanmış. Bir müddet sonra adli tabip raporunda işçinin ölüm nedeni vücut ısısının hızla düşüşü olduğu açıklanınca temize çıkmış. Meğerse talihsiz işçi psikolojikman ölmüşmüş.
--------------------------------------------------------------------------

Superman
Jerry Siegel ve Joe Shuster adında iki Amerikalı’nın 1930'lu yıllarda yarattığı Superman dünyaca ünlü bir çizgi kahraman. Siegel yazmış, Shuster resimlemiş Süperman’i, çok ama çok ünlü olmuş, filmleri, dizileri yapılmış. Ancak Superman yaratıcılarına ve filmlerinde oynayan aktörlerin çoğuna hiç şans getirmemiş.

Jerry Siegel perişan, beş parasız ve sefil bir ihtiyar olarak ölmüş. Superman'ı canlardıran ilk aktör Kirk Alyn'nın akıbeti de pek iyi olmamış. 1948 – 1950 arası televizyon dizisinde Superman’i oynamış, dizi bitiminde tek bir rol bulamamış, tüm kariyeri bununla kalmış. Sonra Alzheimer hastalığına yakalanmış.

Sonraki Superman filmi bildiğimiz Christopher Reeve'in olnadığı film. Superman'in sevgilisi Lois Lane rolünü oynayan Margot Kidder, kariyerinin en iyi çağında bu rolü almıştı. Ama film sonrası şansı bir türlü yaver gitmemiş. Kısa zamanda paronoyak şizofren tanısıyla hastaneye kaldırılmış.

Superman rolünü oynayan Christopher Reeve’in ise talihsizliği herkes tarafından biliniyor. Attan düştü ve tekerlekli sandalyeye mahkum. Hastane masraflarını sinema sanatçısı arkadaşları ödüyor.

______________




Mesaj09.04.2011, 21:44 (UTC)    
Mesaj konusu:

Gerçekten güzel bir paylaşım olmuş.Teşekkürler.
______________
Senden çok uzaklarda değilim görmesini bilen gözlerin bakışındayım. belki sana senden daha yakın bir yerde, çarpan kalbinin her atışındayım.

M.Aslan
Mesaj09.04.2011, 22:39 (UTC)    
Mesaj konusu:

Piskolojik Ölü Hikayesine Bayıldım Gerçekten.. Çok Güzel..
______________
Arrow Halen bir başlık açmadan evvel bölüm kurallarını okurum Smile
Arrow Sinirlenince çoooook güzel oluyorsun Türkiye!
Mesaj10.04.2011, 14:10 (UTC)    
Mesaj konusu:

Rica Ederim Wink
______________




Mesaj10.04.2011, 14:35 (UTC)    
Mesaj konusu:

sağolasın
Mesaj10.04.2011, 14:37 (UTC)    
Mesaj konusu:

Önemli Değil..)
______________




Mesaj10.04.2011, 17:07 (UTC)    
Mesaj konusu:

yusufck18 yazmış:
Piskolojik Ölü Hikayesine Bayıldım Gerçekten.. Çok Güzel..


Aynen Mr. Green Mr. Green
Mesaj11.04.2011, 11:58 (UTC)    
Mesaj konusu:

Piskman nasıl vücüt ısısı düşebiliyor ki
______________
Mesaj11.04.2011, 12:07 (UTC)    
Mesaj konusu:

@Kalpus

Aşırı Soğuk Biyerde Mahsur Kalınca insan ister istemez donarak öleceğine inananıyor..Piskolojikman ölümde var..Hiç görülmemiş değil..
______________




Mesaj11.04.2011, 19:47 (UTC)    
Mesaj konusu:

güzel paylaşım
Mesaj13.04.2011, 11:19 (UTC)    
Mesaj konusu:

@AykutServis Sağol..
______________




Mesaj22.04.2011, 11:34 (UTC)    
Mesaj konusu:

Vücuduna iğne bile batırılmadığı halde aşırı kan kaybından ölen bi mahkum vardı, bilim adamları bu olabilirmi diye denemek için hapisaneden bi mahkumu almışlar ve bileğini keseceklerini ve bundan sonra kaç dk yaşayacağını ölçmek istediklerini söylüyor, sonra öldüğünde ise tüm yakınlarına aylık bağlayacaklarını söylüyorlar falan adam tamam diyor.. bu adamı her hafta gelip bileğini kesmek için götürüyorlar ama bi bahaneyle geri çeviriyorlarmış falan derken bi kaç ay oyalamışlar adam artık öleceğinden çok emin olmuşken bunu tekrar alıp götürmüşler her şeyi hazırlayıp adamın kolunu görmemesi için bi perdenin arkasından kolunu uzattırıp, bıçağın arkasıyla sertçe bastırıp çekmişler adamın bileği kesilmemiş tabi ama adam kesilmişcesine acı duyuyormuş... git gide rengi beyazlamış falan en sonunda ölmüş... otopsi falan yapmışlar adama aşırı kan kaybı çıkmış ölüm sebebide... Confused Belki normal ölümlerde psikolojiktir.. sebepsizce ölüpde polis kayıtlarına kalp krizi diye geçen bi sürü kayıt varmış... polisler diyorki "ne yazsaydım eceliyle öldümü diyeyim kalp krizi yada iç kanama yazıyorum işte". Smile
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu