Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj14.06.2011, 21:58 (UTC)    
Mesaj konusu: Müthiş Bir Hikaye - Mehmet'in Dönüşü

MEHMET'İN DÖNÜŞÜ

Saçtan yapılmış, bir su deposuydu. Evin inşa edildiği günlerde takılmış ve yirmibeş yılı aşkın süredir çürümemişti. Fakat, o yalnızlık çekilmiyordu. Koskoca çatının içinde tek başına olması yetmiyormuş gibi, bir de gün ışığından mahrum bulunması,onu bunaltıyordu.

Su deposu, takıldığının ikinci senesinde yalnızlığını kısmen de olsa gidermenin yolunu bulmuş ve kendisine bağlanan boruya:

- Ucundaki musluğa rica et, demişti. Evin içinde neler olup bittiğini, arada bir bize aktarıversin.

Deponun bu teklifi zor da olsa kabul edilmiş ve musluktan aldığı haberler, onun karanlık dünyasını aydınlatmaya başlamıştı. Artık depo, bazen suyunun neden birkaç saat içinde tükendiğini çok iyi biliyordu. Bunlardan ilki Kurban Bayramına rastlamıştı. Ev, tepeden tırnağa temizlenmiş ve kesilen hayvan için bol su gerektiğinden, depoyu kısa sürede boşaltmıştı. Üç ay sonra musluktan, ev sahibinin düğün yapacağı haberini aldı. Ve düğün günü tıka basa dolu olduğu halde, gelen kalabalığa ancak iki saat dayanabildi. Depo, bu tür günlerde elinden geldiği kadar idareli olmaya çalışıyor ve suyunu azar azar gönderiyordu. Böyle yaptığında, tekrar suyla dolana kadar huzurlu kaldığını fark etmişti.

Su deposu, çatıdaki dördüncü senesinde, musluktan sevinçli bir haber daha aldı. Evde artık üç kişiye hizmet edilecekti. Sahiplerinin nurtopu gibi bir erkek çocukları dünyaya gelmiş ve O'na dedesinin ismi verilmişti: Mehmet...

Birkaç gün sonra musluktan:

- Mehmet'i yıkıyorlar, müjdesini duyduğunda, sevinci daha da arttı. Onun ilk banyosu için büyük bir titizlik göstermeli ve suyunun en berrak kısmını göndermeliydi. Depo, daha sonraki günlerde de, onun bezleri için aynı titizliği gösterdi ve Mehmet'in büyümesini adım adım soruşturdu. Musluktan aldığı haberlerle saçlarının uzamasını, emeklemesini, yürümeye başlamasını ve okula gitmesini hayalinde canlandırarak kendisini avutuyor ve Mehmet'i görmüş gibi oluyordu.

Yıllar böylece akıp gitti. Su deposu yaşlanmış, Mehmet ise yağız bir delikanlı olup askere gitmişti. Depo, sanki ilk defa yalnızlık çekiyor ve ona kavuşmak için, suyunun her damlasıyla dua ediyordu.

Mehmet'in dönmesi ayları aldı.

Ve günün birinde su, her zamankinden fazla kullanılmaya başlandı. Evdeki faaliyet, yaşlı deponun gözünden kaçmamıştı.

Sebebini musluğa sorduğunda, yirmi yıl önceki gibi:

- Mehmet'i yıkıyorlar!.. cevabını aldı. Doğu sınırında askerlik yaparken, vatan hainlerinin şehit ettiği Mehmet'i yıkıyorlar.
______________

İnsanlar ikiye ayrılır. Vaktini beşe ayıranlar ve vaktini boşa ayıranlar ...
Necip Fazıl KISAKÜREK
Mesaj15.06.2011, 08:47 (UTC)    
Mesaj konusu:

Allah hiç birimizin başına vermesin.Hiç bir anneyi ağlatmasın.
______________
Senden çok uzaklarda değilim görmesini bilen gözlerin bakışındayım. belki sana senden daha yakın bir yerde, çarpan kalbinin her atışındayım.

M.Aslan
Mesaj15.06.2011, 08:48 (UTC)    
Mesaj konusu:

1bsinifiyiz yazmış:
Allah hiç birimizin başına vermesin.Hiç bir anneyi ağlatmasın.


Amin. Evlat acısı yaşatmasın Rabbim hiç birimize.Herhalde en büyük acı olsa gerek dünyada yaşanabilecek ...
______________

İnsanlar ikiye ayrılır. Vaktini beşe ayıranlar ve vaktini boşa ayıranlar ...
Necip Fazıl KISAKÜREK
Mesaj15.06.2011, 08:53 (UTC)    
Mesaj konusu:

islamkusagi yazmış:
1bsinifiyiz yazmış:
Allah hiç birimizin başına vermesin.Hiç bir anneyi ağlatmasın.


Amin. Evlat acısı yaşatmasın Rabbim hiç birimize.Herhalde en büyük acı olsa gerek dünyada yaşanabilecek ...


Aynen geçende oğlumun başı yarıldı.Ömrümün yarısı gitti.O kadar korktum ki anlatamam.Rabbim düşmanıma dahi evlat acısı göstermesin.
______________
Senden çok uzaklarda değilim görmesini bilen gözlerin bakışındayım. belki sana senden daha yakın bir yerde, çarpan kalbinin her atışındayım.

M.Aslan
Mesaj15.06.2011, 09:04 (UTC)    
Mesaj konusu:

1bsinifiyiz yazmış:
islamkusagi yazmış:
1bsinifiyiz yazmış:
Allah hiç birimizin başına vermesin.Hiç bir anneyi ağlatmasın.


Amin. Evlat acısı yaşatmasın Rabbim hiç birimize.Herhalde en büyük acı olsa gerek dünyada yaşanabilecek ...


Aynen geçende oğlumun başı yarıldı.Ömrümün yarısı gitti.O kadar korktum ki anlatamam.Rabbim düşmanıma dahi evlat acısı göstermesin.


Bilirim o duyguyu.benim de 3 yaşındaki oğlum biraz sıkıntılı bir doğum sonucu hastalıklarla bu güne geldi.Astım problemi olduğundan kaç geceyi hastanede hava vererek geçirdik hatırlamıyorum.Amacım şikayet etmek değil.Rabbime sonsuz hamdolsun.Oğlumun bize (eşimle bana) emanet olduğunu ve asıl sahibinin Rabbim olduğunu bilsem de, anne kalbine şefkati koyanın çok daha şefkatli olduğunu bilsem de insanın ömründen ömür gidiyor çocuğunun tırnağına dahi zarar gelse.Rabbim acılarını yaşatmasın inşaallah ...
______________

İnsanlar ikiye ayrılır. Vaktini beşe ayıranlar ve vaktini boşa ayıranlar ...
Necip Fazıl KISAKÜREK
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu