Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj02.11.2012, 18:52 (UTC)    
Mesaj konusu: Bekleyiş - Faruk ÖNCEL

(Bir anımdan esinlenerek yazdım bunu.)


...
Yağmur yeryüzüne yavaş yavaş iniyordu... Havada buz gibi olmasına rağmen hiç şikayetçi değilim bu durumdan. Çünkü yanımda o vardı. Şikayetçi olmanın düşüncesi bile saçma geliyordu...

Onun tenini buz kesmişti ama benim bedenim sıcaktı, en azından ben öyle hissediyordum. Onu tenimde ısıtmak için kollarımın arasına aldım. Onun tenine dokunmayalı uzun zaman olmuştu, özlemişim tenini. Eskilerde ona dokunabiliyordum ama o dokunuşlar şimdikinin yanında bir hiç sayılırdı. Ellerimi saçlarına götürerek "Üşüyor musun?" diye sordum. Cevap yerine başını hayır anlamında salladı, ortam loştu ama başı omzumda olduğu için ancak öyle hissettim. Canım benim.

Niye konuşmuyordu ki ? Çekingen biridir ama en azından benim yanımda bu huyundan vazgeçmesi gerekmiyor muydu ? Ama bu huyunu da seviyordum. Onun hiç kimseyle muhatap olmasını istemiyordum...

Ortam sessizliğe büründü sadece nefes alış-verişlerimiz ve cama tane tane vuran yağmurun seslerini duyabiliyorduk. Aslında ikimizin huyları da aynıydı; çekingenlik ve suskunluk ama benim huylarım bir yere kadardı işte o yer şimdiydi. Onunla susmak güzel ama konuşmak bambaşka bir şey. Hiç bıkmadan, usanmadan tatlı sesini dinleyebilirim. Neyi düşünüyordur acaba ?

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8...
Bu duruma kadar gelmiştim; pencerenin camına tane tane düşen yağmuru sayıyordum. 28..
"Neden beni onca acının içine bırakıp kaçtın ?" sorusuyla irkildim. Saymayı bırakıp, ona ne cevap vereceğimi düşünmeye başladım. Sesi dokunaklı çıkmıştı, etkilemişti beni. Uygun cevabı bulamayınca "Anlatması uzun sürer" diye geçiştirmek istedim ama bir diğer huyu da inatçı olmasıydı. " Dinleyebilirim, bunun için epey bir zamanımız var; öyle değil mi ?" diyerek koynumdan sıyrılıp karşıma geçti. Bu onun inatçılığını gösteriyordu, anlatmaktan başka bir seçeneğim kalmamıştı anlaşılan. Sanırım onu niye bıraktığımı biliyordu ama herhalde yinede benden duymak istiyordu...

"Bilirsin işte; çevremizin dili şimdi olduğu gibi eskiden de sivriydi... Onların lanet dillerine düşmektense seni bir ara bırakmak zorunda kaldım” bunu söylerken geçmişimiz gözümün önüne geldi, neler yaşamıştık; aşk, acı, hasret, kıskançlık… Bunlar ortak duygularımızdı. “Bir ara mı ?” geçmişimiz onun bu sorusuyla gözlerimin önünden siliniverdi. Üzülerek” Sanırım birkaç yıl” dedim. Kısık, siyah gözleri gözlerime odaklanmıştı. “Sana yeniden döndüğümde geç kaldığımı düşünmüştüm. Beni sevdiğini tahmin etmiştim ama benden kaçıyordun.” dedim ellerimi saten gibi yüzüne götürürken. “ O zamanlar çekiniyordum senden. Ama sana karşı olan hislerim hiçbir zaman değişmedi.” Dedi. Bu benim hoşuma gitmişti…

O benim için gerçektende çok farklıydı…

Ortam tekrar sessizliğe bürünmüştü…

Sessizliği yine onun tatlı sesi bozdu..” Bizim eve geldiğin zamanlarda, sen konuştuğun zaman seni sonsuza kadar dinleyebileceğimi içimden geçirdim. O zamanlar bana çok yakındın ama bir o kadarda uzaktın. Çok uzak hem de. Onun ne demek istediğini anlamıştım. Aynı şey benim içinde geçerliydi o zamanlar, yakınımda olmasına rağmen benden çok uzağımdaydı. “O zamanlar” kısa bir duraksamadan sonra devam etti meleğim” yani bizim eve geldiğin zamanlarda. Seni sevdiğimi kimsenin bilmesini istemediğim için bunu kimseye fark ettirmiyordum. Gündüzleri neşeli görünür ama gece bunun aksine ağlardım. Senin için, sana olan aşkım ve sana kavuşamamanın verdiği acı yüzünden. Ağlamak, birazda olsa beni rahatlatıyordu ya da kendimi avuttuğum bir şeydi. Hemen hemen aynı şeyleri yaşamıştık ama onun bu sözleri canımı yakmıştı. Gözlerim nemlendi. “ Her şey geride kaldı.” Diyerek avutmaya çalıştım ama geçmişin izlerini hiçbir şey silemez bu bizim aşkımız bile olsa. Çünkü gerçek olan buydu; geçmiş mutlaka bir iz bırakır…

Yatağa uzandım, onu da yanıma çekerek buz keşmiş tenini sıcak vücudumla ısıtmaya çalıştım. İki suskun bir arada olunca sessizliğin olması kaçınılmaz bir şey. Uzun bir sessizlik oldu. Yağmur şiddetini gösteriyordu. Bardaktan boşanırcasına değil adeta kovadan boşanırcasına yağmur yağıyordu…

Sessizliği ben bozmak istedim” Sana bir şey söylemek istiyorum.” Dedim doğrularak ama ondan ses seda gelmedi. Uyumuştu bir tanem. Yataktan kalkıp ışığı yaktım. Yanına yaklaştım, başucuna oturup, onu izlemeye başladım. Hayallerim gerçek olmuştu; onun yanımda olması ve onu uyurken izlemek..

Gözlerine baktığımda, gözlerinin etrafı ıslak olduğunu gördüm. Ağlamıştı. Niye ağladı acaba? Mutluluktan mı yoksa eski günlerinde acı çektiği günlerimi düşündü.. Bunları ona soramam, onu üzmek istemiyorum.. Ayaklarının altındaki battaniyeyi alıp onun üstünü örttüm..

Kabanımı giyip dışarı çıktım. Bir iki adımda sırılsıklam olmuştum. Hava buz gibiydi ama umurumda değildi. Yağmur yağdı mı evde durmam hele ki zaman gece olunca. Bu hava da sigara içmek gibisi yok deyip elimi cebimdeki pakete attım ama yağmurdan dolayı ıslanmıştı paket. Hemen eve geri döndüm…

Onu uykuda izlemek ne güzeldi. Eskilerde ona dokunmak için hep bahaneler yaratırdım kendime, artık bahanelere yer yoktu hayatımda. Yanına yaklaştım, başucunda oturup onu izlemeye devam ettim. Ne kadar saf, temiz, masum ve bir o kadarda güzel…


Faruk ÖNCEL
2 Kasım Cuma 2012
______________
Çocukken kendimi yalnız hissederdim; hala öyle hissediyorum çünkü; bazı şeyleri biliyorum ve bunları hiç bilmedikleri yada bilmek istemedikleri anlaşılan insanlara bazı ip uçları vermeye çalışıyorum.
C.Gustav Jung
Mesaj03.11.2012, 07:52 (UTC)    
Mesaj konusu:

Bu tür yazılar her zaman duygulandırır insanları sanırım.. Veya ben duygusal davranırım...
Böyle yazıları hep okumak isterim Faruk kardeşim.. Eskiden de yazılarını hayranlıkla okurdum, hala öyle.. Gerçek anlamda etkilendim...

Keşke hayatta her istediğimiz olabilseydi, sevdiğimize kendimizi sevdirebilseydik..

Teşekkürler..
Devamını bekliyorum (z)...
Mesaj03.11.2012, 10:34 (UTC)    
Mesaj konusu:

grafikdizayn yazmış:
Bu tür yazılar her zaman duygulandırır insanları sanırım.. Veya ben duygusal davranırım...
Böyle yazıları hep okumak isterim Faruk kardeşim.. Eskiden de yazılarını hayranlıkla okurdum, hala öyle.. Gerçek anlamda etkilendim...

Keşke hayatta her istediğimiz olabilseydi, sevdiğimize kendimizi sevdirebilseydik..

Teşekkürler..
Devamını bekliyorum (z)...

Değerli yorumun için ben teşekkür ederim.
Ben yazılarımı yazarken değişik konularda yazmaya özen gösteriyorum. Belki o sebepten insanlara farklı geliyor.
Boş bulunduğum vakitlerde yazmaya devam edeceğim..

______________
Çocukken kendimi yalnız hissederdim; hala öyle hissediyorum çünkü; bazı şeyleri biliyorum ve bunları hiç bilmedikleri yada bilmek istemedikleri anlaşılan insanlara bazı ip uçları vermeye çalışıyorum.
C.Gustav Jung
Mesaj04.11.2012, 17:58 (UTC)    
Mesaj konusu:

Merhaba arkadaşlar,
Arkadaşlar bunu buraya yorum yapmanız için yayınlamıştım.
Yorum yapmanızı istiyorum, ona göre yanlışlarımı düzeltirim.
Şimdiden teşekkürler..

______________
Çocukken kendimi yalnız hissederdim; hala öyle hissediyorum çünkü; bazı şeyleri biliyorum ve bunları hiç bilmedikleri yada bilmek istemedikleri anlaşılan insanlara bazı ip uçları vermeye çalışıyorum.
C.Gustav Jung
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu