Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj11.12.2013, 21:59 (UTC)    
Mesaj konusu: Hiç merak ettiniz mi?

Rock in roll tarihi

Gençliğin kendilerine dayatılan ve baskı unsuru olarak kullanılan kalıp ve tabuları kabullenememesi sonucu isyanı ve boyuneğmez inatçılığının dışavurumudur Rockr17;n Roll . 1930 lardan günümüze uzanan bir tarihçe içinde pek çok değişik türe ilham kaynağı olmuş yüzlerce grup ve müzisyenin katkılarıyla gittikçe zenginleşmiş en sonunda bir hayat biçimi ve felsefenin ortak adı olmuştur.

1950 ler de ilk gerçek patlamasını yapmış olan Rock and Roll un köklerine indiğimizde Jazz , Blues ,ve bu ikisi ile birlikte gospel müziğinde bir bileşimi oluan Rhythym and Blues la karşılaşırız. Bu türlerin icracıları Rock and Roll un oluşumuna zemin hazırlayan temel temaları içeren besteler üretmekteydiler. Trixie Smith 1922 yılında r0;My Man Rocks Me (With One Good Steady Roll) r0; adlı kaydı çıkardığında ileride nasıl bir efsanenin isim annesi olarak işaret edileceğini kuşkusuz tahmin dahi etmemiştir. 1948 de vefat ettiği sırada Rockr16;n Roll un doğuşuna tanıklık etmiş bir insan olmuştu en azından.

1940 ların ortalarına doğru yavaş yavaş oluşmaya başlayan akım 1950 lerin ortalarına doğru en güzel meyvelerini verecek olgunluğa erişti. Siyahların ikinci sınıf vatandaş olarak görülmelerine ve ırkçı saldırılara karşı tepkilerini müzikle ortaya koymaları Rock and Roll un protest yapısının temelini oluşturdu. Aile baskısı altında bunalmış olan beyaz Amerikan gençlerinin de kendi üzerlerinde kurulmaya çalışılan hegemonyaya karşı bir tepki olarak bu başkaldırıya katılmaları ile Rock And Roll asi gençliğin müziği olmayı başardı.
1950 lerin başları ve 60 ların ortalarına kadar pek çok rock and roll müzisyeni geldi geçti ama kuşkusuz bu topluluğun tek gerçek kralı Elvis r0;The Kingr1; Presley idi. Amansız bir hastalığa yakalanıp genç yaşta ölmeden önce ( ki biz öyle sanıyoruz belki de hayattadır J gerçekten uzaylılar kaçırmışta olabilir.) onlarca albüm ve filme imza attı bir çok muhteşem konser verdi (ki Hawaii ve Las Vegas konserleri unutulmazlar arasındadır) Devrinin diğer ustaları Bill Haley , Little Richard, Chuck Berry gibi Rock And Roll coşkusunu aktardığı eserlerinin yanısıra melankolik şahaserler yaratmaktan da geri durmadı. Karizması ve şovlarıyla Rock And Roll un kralı ünvanını hakkıyla elde etti.
Evet 1950 lerde çılgınca eğlenen dans eden ailelerine ve kiliseye karşı çıkan insanlar için Rock and Roll bir çıkış yoluydu. Ancak Rock And Roll felsefesini yozlaştırmadan mücadeleci ruhunu daha ön plana çıkaran daha sert sözler eşliğinde gelişen müzik teknolojisinin de kullanılmasıyla başkaldırının sesi haline gelmesini sağlayan klasik Rock efsanelerinin ortaya çıkması için bir 10 yıl daha geçmesi gerekti.

60 ların başında Amerikan Rock And Roll undan etkilenen İngiliz gruplarının kurulmaya başlanmasıyla yeni bir devrin açılmaya başladığının ilk işaretleri verildi. Bir kaç yıl içinde başlayan ingiliz gruplarının istilası ile Rock and Roll yeni bir kimliğe de bürünmüş oldu. Daha sert daha kararlı daha asi. Amerikan Rock müziği temelli bu ingiliz grupları içinde popülaritesi en fazla olan Beatles olsada aslında Beatles bir pop rock grubudur. Ingiliz rock efsanelerinin ilki r0;Sex Drugs and Rock And Roll r0; söyleminin ortaya ilk çıkışını sağlayan Rolling Stones olmuştu. Muhteşem grup Jethro Tullr17;ın en büyük şanssızlığı aynı yıllarda kurulmuş olmalarıdır. Zaten Ian Anderson bir röportajında buna da değinmiş ve r0;Efsaneler dallara ayrılır büyük efsaneler mesela Rolling Stones, her yaptıkları olay olan tuvalete gitmelerinden saç stillerine kadar herşeyleri konuşulan gruplardır. Bizim gibi gruplar ise küçük efsaneler olabilirler ancak. Ben ve eşim Markete alışveriş yapmaya gittiğimizde şarap seçerken bizi tanıyan hayranlarımıza selam veriyoruz. Bunun dışında normal insanlar gibi yaşıyoruz r0; demiştir. 60 ların sonlarına doğru, tüm dünya üzerinde gelmiş geçmiş en büyük Rock Müzik grubu olarak nitelendirilebilecek Led Zeppelin , pyschedelic ve progressive rock ı kendi tarzlarını oluşturacak şekilde yoğuran Pink Floyd , Hard Rock ın temellerinin atılmasında önemli bir yere sahip olan ve geçenlerde Türkiyer17;ye de gelen (nihayet yeniden) Deep Purple , Judas Priest le beraber Heavy Metal in atası sayılan Black Sabbath ve daha pek çok efsane grup İngilterer17;de kuruldu. Tabi aynı dönemlerde bir adamın yıldızı feci derecede parlıyordu. Bu adam gitar sololarını hem sol hem sağ eliyle atabiliyordu. İnsanlar konserlerinde arkasında ki uzay gemisini görmeye çalışıyorlardı çünkü bu adam dünyalı olamazdı. Bu adamın adı Jimi Hendrix idi. 1965 ve 1972 yılları arasında gecen Vietnam savaşını protesto eden r0;çiçek çocuklarınr1; yani tüm dünyayı sallayan hippi akımının en bilinen temsilcilerinden biri olarak ortaya çıkan Hendrix gerçek bir Rock Star ın nasıl olacağına dair ilk örnek olmuştur. Grateful Death ve Cream gibi ünlü Psychedelic rock gruplarının da yoğun şekilde etkilendiği bir tarz da çalmaktaydı gitarını.
70 lere gelindiğinde ise Led Zeppelin, Rush , Deep Purple ve Black Sabbath, Judas Priest gibi grupların etkisiyle Rock müzik yeni bir forma kucak açtı. Hard Rock adı verilen bu form 70 lerin başından itibaren müzik dünyasında ağırlığını hissettirirken aynı dönemde Heavy Metal in de temeli atılmıştı. Heavy Metal ve Hard Rock ın paralel gelişimi hayret verecek derecede uyumluydu. Sonradan neredeyse tamamen ayrılmasına rağmen bu iki türe ait sayılabilecek grupların verdikleri eserlerde de görülebileceği gibi yoğun etkileşim içindeydiler.
70 lere damgasını vuran grup , gerçek deprem nasıl olurmuş cümle aleme gösteren efsanevi Led Zeppelin olmuştu. Grubun lead gitaristi Jimmy Page eski grubu yardbirds den ayrıldıktan sonra The New Yardbirds adıyla 1968 de Led Zeppelin i kurdu. Neyse ki bu isimle çok fazla devam etmediler ve oldukça mantıklı bir kararla grubun adını Led Zeppelin olarak değiştirdiler. Bu adamları Rock müzik tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri haline sayısız özellikleri arasında en önemlisi , Blues ve Rock r16;nr17;Roll Temalerını çağlarının çok ötesinde bir enstrümantal beceri ve kalite ile ile çok büyük bir duygu yoğuınluğu içerisinde harmanlayarak onlarca yıl boyunca konuşulacak herbiri ayrı birer şahaser olan pek çok esere imza atmalarıdır.
Bu dönemde ki patlama müzikal anlamda oldukça göz kamaştırıcıdır. Gitar rifflerinde ki hız ve sertlik artmış sözler daha yırtıcı daha pervasız olmuştu. Davul tonları da aynı şekilde oldukça sertleşmiş klasik blues , jazz , rock and roll davul partisyonları yerlerini daha sert daha hızlı ritmlerin oluşturduğu davul partisyonlarına bırakmıştı. Açıktan açığa dine, mevcut otoriter devlet yapısına , savaşlara , kapitalist dünyada yaşamlar üzerine oynanan oyunlara karşı bir duruş oluşmuştur. Müziğin protest yönü bu dönemde en yüksek dozda işlenmiştir. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi Heavy Metal grubu Judas Priest , Hard Rock ın en başarılı temsilcilerinden Thin Lizzy , Dünyanın en güçlü seslerinden Freddie Mercury ile Queen, Hard Rock-Glam Rock grubu KISS , Van Halen , Iron Maiden , ve daha pek çok muhteşem grup bu yıllarda kuruldu ve başarıya ulaştı. Daha sonra ki dönemlerde kurulacak grupların örnek alacakları başlıca gruplar olarak isim yaptılar.
80 lere geldiğimizde tam bir Rock ve Heavy Metal furyasına tanık oluruz. Bu dönemde köklerini 70 lerden alan ve kendilerinden önce ki büyük grupları örnek alan yüzlerce grup kurulmuş ve pek çok değişik tür oluşmuştu (Thrash Metal, Death Metal, Neoclassic Rock, Glam Rock ,Black Metal , vs.) Rock müziğin popülaritesi inanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Tabi popüler kültürün bu manzaraya seyirci kalması düşünülemezdi. Bu dönemde pek çok gerçek rock grubunun yanı sıra yıldızları bir süre sonra sönecek olan, rock riffleri ve ritmlerini kullandıkları halde popüler müzik yapan tonla grup kuruldu. (80 lerin sonlarında bu grupların esamesi bile okunmuyor olacaktı , çünkü sözler zayıf , müzikse taklit idi.) Bir çok pop şarkıcısı da Rock temaları içeren bestelere imza attı. Michael Jackson ın deri ceketli zincirli jöleli saçlı halini bilenler bilir. Bad adlı albümünde de zaten yoğun şekilde Rock etkileri görülmektedir.
Filmlerin soundtracklerinde reklamların jingle larında neredyse her yerde rastlanıyordu bu popülariteden yararlanma çabalarına. Öyle boyutlara ulaşmıştı ki Etiopyar17;da ki aç insanlara yardım amacıyla tam 16 saat süren 76 grubun katıldığı Live Aid adın da dev bir konser bile düzenlenebildi. Konser 13 Temmuz 1985 yılında Londra Wembley stadyumu Philedelphia JFK stadyumu Sydney ve Moskova da ortaklaşa olarak gerçekleştirildi ve o güne kadar yapılmış en geniş çapta yayınla 100 ülkeye 1.5 milyon insana
canlı olarak ulaştırıldı. Projenin gerçekleştirilmesinde başı çeken kişi olan Bob Geldof (ki kendisi Pink Floyd un ünlü albümü The Wall için çekilen filmde Pink Rolündeki kişidir aynı zamanda) bu yıl 31 Mart ta r0;live 8 r0; i düzenledi ancak bu proje doğal olarak ilkinin yanında oldukça sönük kalıyor.

90 lar başladığında Rock müzik bir durgunluk evresine girdiği artık eskisi kadar iyi gruplar çıkmadığı gibi eski gruplarda ya dağılıyor yada gittikçe daha az albüm çıkarmaya başlıyorlardı. Satış rakamları 90 ların ortalarına doğru belirgin şekilde düştü ve bu durgunluk iyice belirginleşti. Yeni gruplar çıksa bile bunlar satmadığı gerekçesiyle prodüksiyon şirketleri tarafından ya geri çevriliyor yada çok kısıtlı alanlarda albümlerinin dağıtımları yapılıyordu. Buna rağmen bu gruplar direndiler ve geleceğe dair inançlarını korudular.Medya nın gücünün eskisinden kat kat fazla olması ve globalleşme sürecinin inanılmaz derecede hızlanmasının sonucu olarak tüm dünyada sosyal ve kültürel yozlaşmanın neredeyse heralanda artınca her sanat dalında olduğu gibi müzikte de ve onun bir kolu olarak Rock müzikte durgunluk ve erezyon süreci başladı. Rock kavramını içi boşaltılmış bir hale getirmeye çalışan eskiye saygısı olmadığı gibi geleceği de düşünmeyen hiç bir toplumsal sorumluluğa itibar etmeyen ve ticari kaygılarını ön planda tutan bir çok grup kuruldu. İnsanlar bunlara Rock grubu dediler. Albümlerini Rock albümleri olarak gördüler. Yozlaşma günümüze dek artarak sürdü. Rock ın geri döndüğü söylevlerinin çekildiği 2000 lerde gerçekten Rock müzik icra eden çok az grup kalmıştı artık. Ama gerçek rock müzisyenleri grupları ve dinleyicileri yinede direndiler. Hem Rock müzik birazda direnmek demek değilmidir zaten.

Rock müzik hiç bir zaman popüler kültürün oyuncağı olmamıştır. Temelleri oldukça sağlam olduğu gibi , tutkunaları için bir kültür , felsefe ve yaşam biçimidir. İçi boşaltılamaz çünkü kimsenin gücü yetmez. Son dönemde trend olarak ortaya çıkmış bu tür oluşumların gideceği yer de bellidir. 10 yıl sonra kapitalizmin yarattığı tüketim toplumunun oyuncağı olan bu grupların hiç biri hatırlanmayacak fakat insanlar hala Led Zeppelin , Deep Purple, Elvis Presley , Iron Maiden veya Judas Priest dinliyor olacaklar.
Buna emin olmaktan çok inanıyorum ve dünya çapında sesine kulak verilmek istenmeyen milyonlarca Rock müzik tutkunu da benimle aynı şeyi yapıyor. Evet Rock müzik gerçek anlamda geri dönecek Tüm bunlara rağmen 2000 den günümüze Ronnie James Dio , Scorpions , Judas Priest , Deep Purple , Iron Maiden , gibi müthiş grupların 70 ve 80 lerde ki hallerini hatırlatan müthiş albümlerle birbiri peşi sıra geri dönmüş olmaları, 90 larda kurulmuş olan gerçek hard rock ve heavy metal gruplarının seslerini daha çok duyurmaya başlamış olmaları yeterli bir kanıt değil mi sizce de?
Rock müzik insanın yüreğine hapsolmuş şiddetini hiç yitirmeyen bir fırtınadır ve bir kere başladıktan sonra dindirmek imkansızdır. Müthiş bir solo dinlerken veya harika bir çığlığa kulak kabartırken Fever da parmaklarımızı şaklatarak eşlik etmemizi sağlayan , Stairway To Heaven da tüylerimizi diken diken eden , Comfortably Numb da gözlerimizi yaşartan , Painkiller da saçlarımızı savurmamıza sebep olan , hep aynı heyecandır.
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu