Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj03.07.2008, 14:26 (UTC)    
Mesaj konusu: Özgürlük Heykeli"nin Tarihi ve Öyküsü

***..."Özgürlük Heykeli"nin Tarihi ve Öyküsü...***

'Özgürlük Heykeli' nin pek bilinmeyen öyküsü

New York'un sembolü sayilan 'Özgürlük Heykeli'nin pek bilinmeyen
öyküsü

Heykel, 19. yüzyilin ortalarinda Türk topragi olan Misir'a dikilmesi
maksadiyla Fransizlar tarafindan
hazirlanmis ama sonradan yasanan bazi sanssizliklar yüzünden Misir
yerine Amerika yolunu tutmustu. Isin daha da garip tarafi, heykelin
masraflarinin büyük kisminin, zamanin hükümdari Sultan Abdüláziz
tarafindan bizzat ödenmis olmasiydi.
'NEW York' dendigi zaman, çogumuzun hatirina ilk önce Manhattan'daki
gökdelenler ve sehrin hemen önündeki adada yükselen, kaidesiyle
beraber tam 93 metrelik 'Özgürlük Heykeli' gelir. 1880'li senelerde
Fransa'da yapilan Özgürlük Heykeli'nin masraflarinin büyük kisminin
bizden çiktigini, projesin in New York'a degil, o yillarda Türk
topragi olan Misir'a dikilmek üzere hazirlandigini ve son anda
yasanan
bir talihsizlik neticesinde Amerika'ya gittigini bilir misiniz?
Iste, kaçirilan bu firsatin kisa öyküsü:
19. asirda Osmanli Imparatorlugu'nun topragi olan Misir, yüzyilin ilk
yillarindan itibaren Kavalali
Mehmed Ali Pasa'nin soyundan gelen 'Hidiv' unvanli valiler tarafindan
idare ediliyordu ve içislerinde
bagimsiz hale gelmisti. Misir valileri, sadece yabanci memleketlerle
imzaladiklari anlasmalarla mali
protokolleri padisaha tasdik ettirmekle yükümlüydüler ve Istanbul, bu
gibi talepleri genellikle her zaman yerine getiriyordu. Misir Valisi
Said Pasa'nin Fra nsiz mühendis Ferdinand de Lesseps'e 1854'te
hazirlattigi ve Akdeniz ile Kizildeniz'i birbirine baglayacak olan
Süveys Kanali projesi de onaylamasi için Osmanli hükümdarina
sunulmustu. Projenin arkasinda Fransa vardi ama Ingiltere,
Akdeniz'deki ve Hindistan'daki hákimiyetini sona erdirebilecek olan
böyle bir hazirliga karsi çikiyor ve zamanin hükümdari Sultan
Abdüláziz'i, projeyi reddetmesi için devamli bir baski altinda
tutuyordu. Said Pasa, Istanbul'un tasdikini beklemedi ve 1854'ün 30
Kasim'inda Fransiz mühendise projenin hayata geçirilmesi için gerekli
sirketin kurulmasi iznini verdi. Fransiz sermayesiyle kurulan
şirketin
hisse senetlerinin tamami satilinca Ingiltere, Sultan Abdüláziz'e
daha
da fazla baski yapmaya basladi ve hükümdar, Misir Pasasi'nin
projesini
12 yil boyunca onaylamadi. Misir tarafi ise, Istanbul'un tasdiki
gelmeden ise basladi ama Said Pasa 1863'te birdenbire ölüverdi.
Yerine geçen Ismail Pasa ise Fransiz degil, Ingiliz taraftariydi, bu yüzden
iktidarinin ilk yillarinda projeye gereken önemi vermedi ama daha
sonraki senelerde Kanal'in Misir'a nasil bir hayati degisiklik
getirecegini farkedince ise o da dört elle sarildi. Kazilar neredeyse
tamamlanmak üzereyken Fransiz hükümeti, Sultan Abdülaziz'e
Ingilizler'den daha fazla baski yapmaya basladi. Sultan Abdülaziz,
1866'nin 19 Mart'inda yayinladigi fermanla Kanal'a izin verirken
Kanal Sirketi ile Said ve Ismail Pasalar arasinda varilan anlasmalari
onayladi, üstelik Misir'in kanal insaati için yaptigi dis borçlari da
devlet garantisi altina aldi ve kendisi de Kanal Sirketi'nin
hisselerine oldukça yüksek bir meblag yatirdi.


ASYA'NIN ISIGI OLACAKTI
Said Pasa ile kanalin mühendisi olan Ferdinand de Lesseps arasinda
1854'te varilan anlasmanin çok ilginç bir maddesi vardi: Kanal'in
Akdeniz'e açildigi yere dev bir heykel dikilecekti. Heykel,
firavunlar
zamaninin giysilerine bürünmüs bir kadin seklinde olacak ve elinde
'Asya'nin isiginin Misir'dan geldigini' sembolize eden bir mesale
tutacakti. Sultan Abdülaziz'in ödedigi paralar arasinda yapilacak
olan heykelin masraflarinin bir bölümü de vardi. Pasa ve mühendis, eseri
Fransa'nin taninmis heykeltraslarindan olan Frederic Auguste
Bartholdi'ye siparis ettiler, hatta bir hayli avans da ödendi ve
Bartholdi ise basladi. Dikilecegi yerde monte edilecek sekilde
parçalar halinde hazirlanan heykel birkaç sene sonra tamamlanmis,
kanalin Akdeniz'e açildigi yerde birkaç hafta içerisinde
yerlestirilebilecek hale getirilmis ve Marsilya'dan bir gemi ile
Misir'a nakledilmesinin hazirliklarina bile girisilmisti.Ama, Said Pasa'dan
sonra Misir'in basina geçen Ismail
Pasa, Müslüman bir memlekette böylesine büyük bir heykelin
dikilmesinin halk arasinda hosnutsuzluk yaratacagini düsündü ve
mühendis Ferdinand de Lesseps'e, heykelin Misir'a getirilmemesi
talimatini verdi. Mühendis'in Pasa'yi ikna çabalari neticesiz kaldi.
Süveys Kanali 1869 Kasim'inda dünyanin dört bir tarafindan gelen
davetlilerin katildigi büyük ama 'heykelsiz' törenlerle açildi.
Bartholdi'nin eseri ise, Misir'da bu yasananlardan sonra Paris'te bir
depoya kondu ve tozlanmaya terkedildi. O yillarda dünyanin bir baska
tarafinda, Fransa ile Amerika Birlesik Devletleri arasinda büyük bir
muhabbet yasaniyor ve taraflar birbirlerine jest üstüne jest
yapiyorlardi.

HEYKEL, AMERIKA YOLUNDA
Paris'te kurulan Fransiz-Amerikan dostluk grubunun lideri olan
Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye, Fransiz Hükümeti'ni Amerikalilar'in
Fransa'n in dostlugunu daima hatirlamalari için bir hediye
gönderilmesi konusunda ikna etti ve hediyenin devasa bir heykel
olmasi kararlastirildi. Heykel bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap
tutacak, diger elinde de 'dünyayi aydinlatan özgürlügün sembolü' olan
bir mesale tasiyacakti. Siparis gene ayni heykeltrasa, Frederic
Auguste Bartholdi'ye verildi. Bartholdi'nin eseri zaten hazirdi,
senelerden beri bir depoda beklemedeydi ve tek eksigi üst kisminda,
yani elleriyle kollarinda ve yüzünde bazi degisiklikler yapilmasiydi.
Amerikalilar heykelin New York'un hemen girisinde bulunan ufak
adalardan birine yerlestirilmesine karar verdiler. Bartholdi,
kaidenin yerini görmek için New York'a gitti ve Paris'e dönüsünde yeniden ise
basladi. Bakir ve çelik ten yaptigi heykelin mühendisligi
ilgilendiren taraflarini Paris'e kendi adiyla anilan bir kule dikmis olan Gustave
Eiffel ile beraberce çalisarak tamamladi ve 1884 Haziran'in ilk
günlerinde eserini Fransiz hükümetine teslim etti. Bartholdi heykelin
yüzünü tamamen degistirmis ve metale annesi Charlotte'in siluetini
islemisti. Birbirine monte edilecek sekilde yapilmis 350 parçadan
olusan heykel 'Isere' adindaki bir Fransiz gemisine yüklendi ve 4
Kasim 1885 günü New York'a ulasti. New York'ta, bu arada heykelin
kaidesinin yapimi için bir bagis kampanyasi baslamis, ilk bagisi
Macar göçmeni olan, New York'ta 'World' adinda bir gazete çikartan Joseph
Pulitzer yapmis ve kaide için 100 bin dolar vermisti. Macar göçmeni
gazeteci, daha sonra gazetecilikte dünyanin en büyük ödülü sayilan
'Pulitzer'in de isim babasi olacakti. Kaidenin insasindan sonra sira
heykelin dikilmesine ve resmi açilisa geldi. Bartholdi, New York'a
yanina bu defa Süveys Kanali'nin mühendisi ve heykelin fikir babasi
olan Ferdinand de Lesseps'i de alarak gitti ve 1886'nin 25 Ekim'inde
yapilan törende eserinin açilisini bizzat yapti.
Mesaj03.07.2008, 14:54 (UTC)    
Mesaj konusu:

ilginc bir yazi.paylasim icin tesekkurler.
______________
Mesaj03.07.2008, 15:27 (UTC)    
Mesaj konusu:

Mesaj20.07.2008, 08:08 (UTC)    
Mesaj konusu:

Paylaşım için teşekkürler Wink
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu