Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj29.08.2008, 14:24 (UTC)    
Mesaj konusu: korku hikayeleri

Kendi yazdığınız korku hikaylerini burada paylaşın:Herkez okusun ve yorum yazsın
Mesaj29.08.2008, 14:26 (UTC)    
Mesaj konusu: alın size bir hikaye

aynayı kırdılar kanlı ellerıyle,pis tırnaklarıyla ruhumu dldiler we gülümsemelerimi karanlıa saldılar
salınan karanlıklar kendi sahte güneşlerinde aydınlanıp bi yandanda çökertti içlerindeki melekleri
yüzleri yoktu yada bınlerceydi sakladılar sonuna kadar..ellerindeki bast bi maskeydi
yırtılması lazım kapatılmaması lazım ruhlarının pislikleri lsdye yakın beyinleri ve nefretle yetiştirilmiş kişilikleri
her dokunusta acıtıldı ruhum her yarabandı daha da derine indi yaralarimi deşti we ruhumu sikti
kahpe rüyalarında halletti herşeyleri ve planlamalarında aklına geldi şeytanın yeşillikleri kalbimden akan kan bile renksizdi tıpkı kişiliği gibi
insan mıydım kanımda dolaşan iblislerinizle yada şeytan mıydım kalbimdeki meleklerle
nereye gittiğimi bilemez oldum yıkıntılarımdan ve sahteliklerden rotamdan şaştım kırılan ışığın kırmızısında odamda yalnızım
birirleri war elimi tutan beni sewdigini söyleyen sessz cıglıklar war duwarlara carpan we kaybolmaya yüz tutmus bedeni terk etmeye istekli bir ruh
ve arta kalan sevgiye susamış bu ruh beslenmeli artık herhangi bir meleğin kalbiyle içindeki güneşle....
güneşim karanlık we artık ateşle beslenir bedenim yakın binlerce defa yaptıgınız gbi..yakın souk küllerimi
üfleyin sonsuzluğa gerçek ruhların üstüne salınsın bütün güzelliklerle yok edip mutlu edin beni
kanınızla doyurun beni kankırmızı dudaklarımdaki ateşli öpücükler gibi.. sahte de olsa
öptükçe öldürün beni bu gece serbest bırakın dışarıya çıkmaya hazır ışığımı
karanlıgıma adayın maskenıze kondurdugunuz timsah gözyaslarını..yalanlarla beslendi bedemim we açtı sewgiye bu gece onu bırakın kalbinde kalan son acıya adasın kendını
elini tuttugu karanlık ruhlu adama..
yalanlarını ruhundan söksün ve lordlarımızın asilliklerinden uzak dursun en nihayetinde kafatasını kurulardan öte tabutlara lanetle döksün içimizdeki tanrıların kutsallığıyla…
Mesaj29.08.2008, 14:28 (UTC)    
Mesaj konusu: BİLİNÇALTI

Sıcacık yatağımda olmayı ne çok isterdim. Korkudan mı yoksa soğuktan mı titrediğimi kestiremiyorum. Beynim sanki durmuş ve göz kapaklarım sanki sımsıkı birbirine yapışmış, açamıyorum. Bedenim bir ölününki gibi kaskatı ve bacaklarımı karnıma çekmiş öylece yatıyorum. Birden soğuk bir şeyin bedenime dokunduğunu hissediyorum. Bir bıçak gibi keskin ve soğuk. Çaresizce kurtulmaya çalışıyorum ama imkan yok, kıpırdayamıyorum. Bağırmaya çalışıyorum. Bağırıyorum, bağırıyorum. En sonunda uzun bir çığlıkla doğruluyorum. Gözlerimi açıp kendimi yokluyorum, yaşıyorum. Etrafıma baktım. Battaniyem yere düşmüş, pencere açık...
Mesaj29.08.2008, 14:29 (UTC)    
Mesaj konusu: başka bir hikaye

Daha dün ölümü istiyordum, soğukkanlılıkla.Şimdi ise korkuyorum.Her geçen saniye daha da acı çekmeye başladım.Sesimi çıkaramıyorum.Bağırabilseydim en azından, biraz rahatlardım, kimse sesimi duymasa da!

Şu an burada olmamın sebebi, acı çekmemin sebebi; etrafımda nefes alan herkes. Tanrı anne ve babam hariç herkesi lanetlesin. Beni alaycı sözleriyle bir boşluğa sürüklediler. Kurtulmak için koştum ve kendimi ormanın içinde buldum. Koştum, koştum ve ne olduğunu tahmin bile edemeyeceğim bir şeye takılıp düştüm. Lanet olsun! Lanet olsun! Kalk ayağa ve silkelen, mantıklı olmaya çalışmalıyım. Ama buna birazdan daha çok ihtiyaç duyacağım. Yani takıldığım şeyin bir insan bacağı olduğunu farkettiğimde. TANRIM! Mezarlığa kadar koşmuş muyum? Başım dönmeye başladı. Koş, koş, koş. Uzaklaş bu mezarlıktan hemen. Ama yolunda gitmeyen birşeyler var. Tanrı aşkına, burası bir mezarlık falan değil ve ben bir cesedin ayağına takılıp düşecek tam zamanı buldum. Sanki deşifre etmek ister gibi birkaç dakika o iğrenç et yığınına bakmışımdır. Neden sonra farkına vardım ki bu başımın dönmesini daha çok arttırdı...Bu bacağın dizden yukarısı YOK! Kafama yediğim darbeyle yere yığılmadan önce, belleğime kazınan son düşünce işte bu. Dizden yukarısı olmayan bir bacak. Bir cesedin sadece küçük bir bölümü. Bir masumun uzuvu.

Gözlerim kapalı mı yoksa kör mü oldum, bilmiyorum. Heryer karanlık. Karanlığın içinden kurtulmak için ellerimi uzatmak istedim. Ama bedenim sanki bana itaat etmekten vazgeçmiş gibi. Hiç hareket etmiyor. Hareket edemiyorum, etrafımı göremiyorum, bağıramıyorum. Ne yapmalıyım? Çıldırılacak bir durum. Ağlamak istiyorum. Çünkü yapabileceğim tek şey o. Öleceğimi hissediyorum. Hayır, şimdi olmaz. Lütfen... Melekler bana yardım edin. Ölmek istemiyorum. En azından bu şekilde istemiyorum. Tanrım, çok şey mi istiyorum? İşte, ışıklar yandı. Oyun başlıyor... Ve ilk hamle onun..
Mesaj29.08.2008, 14:30 (UTC)    
Mesaj konusu: iş

İlk Gün
Güneş doğmak üzere. Yaşamın en nefret ettiğim tarafı bu. Her yeni günün, güneşin doğuşuyla başlıyor oluşu. Bu şehrin tüm insanları çok aptal. Nefes alan her insan çok aptal.Güneşin parlak ışıkları onların gözlerini kör ediyor. Sonra da düşüncelerine sızıp bu yeni günün de mükemmel olacağını onlara fısıldıyor. İnsanlar da buna inanarak yataklarından kalkıp kendilerini yeniden doğmuş gibi hissediyorlar. Eminim o da dün güneşin doğuşuyla böyle hissetmiştir. Aptalın tekiydi. Onun için üzülmüyorum. Bazen kurbanlarım için üzülürüm, ama onun için üzülmüyorum. Çünkü dünyayı ve bu şehri, bir aptaldan daha kurtardım...
Mesaj29.08.2008, 14:35 (UTC)    
Mesaj konusu:

Twisted Evil Twisted Evil
HAYALET OTOSTOPÇU

Adamın biri, bi cumartesi gecesi evine dönüyomuş. Birden 15-16 yaşlarında sevimli bi kızın yolun kenarında otostop yaptığını görmüş. Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış. Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış, “Gece yarısı böyle ıssız bir yerde n’apıyosunuz Allah aşkına? Bu saatte otostop mu yapılır?” demiş. Kız, “Uzun hikaye. Rica etsem beni evime götürür müsünüz? Buraya çok yakın. Bu iyiliğinizi ömür boyu unutmam” diyerek arka koltuğa oturmuş. Kızın üzerinde cicili bicili, hoş bi elbise varmış. Evinin adresini vermiş. Gerçekten de yakınmış ev. Adam eve vardığında önünde durmuş, “İşte geldik küçük hanım” diyerek arka koltuğa dönmüş ama arkada hiç kimse yokmuş. Gözlerine inanamamış taabi. Hemmen arabasından inip evin kapısını çalmış. Beyaz saçlı, çok yorgun görünen yaşlı bi kadın açmış kapıyı. Adam heyecanla, “Bana inanmayacaksınız ama yoldan küçük bi kız aldım. Bana buranın adresini verdi ama tam geldiğimizde...” Yaşlı kadın adamı susturmuş, “Biliyorum, biliyorum” demiş, “Sonra da ortadan kayboldu di’mi? Bu başımıza ilk defa gelmiyo. Her cumartesi akşamı aynı şey olur...” Meğer kız bi cumartesi gecesi diskodan dönerken trafik kazası geçirmiş ve oracıkta ölmüş. Şimdi her cumartesi gecesi kazada öldüğü yerden otostop yapıp evine gelmek istiyomuş ama bunu bugüne kadar başaramamış. Kadın bunları anlatırken adamın gözü piyanonun üzerindeki kızın fotoğrafına ilişmiş. Evet, kız aynı kızmış ve üzerinde de aynı elbise varmış.





TAVLA

Genç bi kız ailesinin evde olmadığı bi akşam arkadaşlarını davet etmiş. Kız kıza yemişler, içmişler, derken içlerinden biri Hadi cin çağıralım demiş. Ev sahibi kız da hiç inanmazmış böyle şeylere ama arkadaşlarına ayıp olmasın diye kabul etmiş. Harfler kesilmiş, fincan ortaya konmuş ve elele bir masanın etrafında daire olunup cin çağırma olayına girilmiş. Cin gelmiş gelmesine ama bizim kız hala fincanı arkadaşlarının ittiğini düşünüyomuş. Bi ara fincan hızlı hızlı harflere giderek şöyle demiş: İçinizde bana inanmayan biri var. Yarın saat 4’te o kişiyle tavla oynamaya geleceğim! Kızlar feci tırsmıslar ama ev sahibi kız hala dalgasındaymış işin. Saat çok geç olmadığı halde seans hemen bitirilmiş ve kızlar evlerine dağılmış. Bizimki zaten o tür şeylere hiç inanmadığından cin olayını ertesi sabah unutmuşmuş bile. Öğlene doğru telefon çalmış. Arayan, kızın çok sevdiği, çok iyi anlaştığı teyzesiymiş, Bugün içimde bi sıkıntı var, evdeysen bi ara sana uğruycam. Dertleşelim biraz demiş. Kız da sevinmiş teyzesini görecek diye, Hemen gel, ben de seni çok özledim demiş. Kız, teyzesini hakikaten dertli ve solgun görmüş. Hoşbeş etmişler ama teyze hala dalgınmış. Kız, Teyzecim sen konuştukça daha kötü oldun, istersen başka bişey yapalım demiş. Teyzesi de O zaman tavla oynayalım. Ne zamandır seninle oynamadık. Kafam dağılır biraz demiş. Kız tavlayı almaya giderken bi gece önceki olay aklına gelmiş, Meğer benim teyzem cinmiş deyip gülümsemiş. Kızla teyzesi güle oynaya tavla oynarken bi ara teyze tuvalete gitmek için kalkmış. O içerdeyken telefon çalmış. Arayan kızın babasıymış. Adamcağız çok üzgün bi sesle konuşuyomuş: Kızım teyzen öğlen bi trafik kazası geçirdi. Durumu çok iyi değildi ama Allahtan ümit kesilmez deyip sana haber vermedik ama az önce teyzeni kaybettik, başımız sağolsun








RUH

Öncelikle merhaba demem gerekiyor sanırım. Size yazacağım olay teyzamin başından geçmiştir. Benim bütün teyzelerimin başından böyle şeyler geçmiştir hepsini yazmak isterdim ama sadece bir kaç tanesini yazacağım. Bir gün Ankara'ya gittiğimde teyzemlerde kalmıştım ben teyzem ve 2 kuzenim. Teyzem böyle şeyleri konuşmamızı istemiyordu ama biz yinede konuşuyorduk. Kuzenim teyzemin (onun annesi oluyor) başından geçen bir olayı anlatıyordu. Vede şunu belirtmem gerek bu teyzem böyle şeylerden hiç korkmaz yine sorarsın hiç ürkmedin mi diye hayır der. Yani gecenin 3 ünde yatırlarıyla ünlü bi köyde dışarı çıkma cesareti bile gösteriyor. Açıkca söylemek gerekirse ben asla çıkamazdım. Herneyse benim ölen bi kuzenim daha vardı. Ben hiç görmedim onu çünkü ya doğmamıştım yada 1 yaşında bile değildim. Bir gün teyzem onun ölümünden sonra gece yatağında onu düşünmeye başlamış öbür tarafta nasıl acaba? Diye kendi kendine soruyor ve ağlıyrmuş her gece oluyormuş bu her gece istemeden ağlıyormuş. Bir gece yine onu düşünürken (normal olarak gözleri kapalı) bir karartı fark etmiş ve gözlerini açmış karşısında ölen kuzenim duruyormuş. Bir süre teyzeme gülerek bakmış ve el sallayıp gitmiş. Sonra teyzem anlamışki öbür tarafta mutlu. O günden sonra hiç düşünmemiş onu. Vede sadece kuzenim annesine yani benim diğer teyzeme anlatmış bunu vede o 2 kuzenimde gizli gizli dinlemişler. Vede bana anlattılar. Haa aklıma gelmişken bu teyzemin başından bir olay daha geçmiş. Yine gece tuvalete gitmiş sonra odasına geldiğinde bi dedenin teyzemin sandıktaki geceliğini giydiğini görmüş sonra teyzem 'kısa gelmiş dur çıkarda uzatayım'demiş ve eğilmiş geceliğin ucuna sonra dede kaybolmuş elbisede yere düşmüş. Aslında bu anlatıkları bana biraz saçma geldi ama teyzem doğru olduğunu söylüyor (bizim ısrarımız üzerine anlatmıştı bunu). Zaten teyzemin yalan söyleyeceğini sanmam. O gece 2 kuzenimle beraber hiç uyuyamadık çünkü hepside doğruydu bu anlatılanlarından sonra uyurken hep tıkırtılar duyduk vede sesler. Ama sabah kalktığımızda komik geldi çünkü hepimiz korktuğmuzda psikolojik olarak böyle şeyler uydurabiliriz yada bazı eşyaları ruha cine cadıya falan benzetebiliriz. Yazacağım o kadar çok şey varki artık onları da başka yazılarımda sizlere aktarırım.








ARABA TAMİRİ

Bi otomobil tamircisi ılık ilkbahar gecelerinden birinde evine giderken yolun kenarında bi araba ve arabanın başında da patlayan lastiği değiştirmeye çalışan iki güzel kız görmüş. Yardım amacıyla kenara yanaşmış. Ama istepne de patlakmış maalesef. Adam, “Bu saatte bunu tamir etmek imkansız. İyisi mi ben sizi evinize bırakayım, yarın bir çaresine bakarız” demiş. Evin önüne geldiklerinde kızlar adamı bi fincan kahve içmek için evlerine davet etmiş. Ev, bi apartmanın 7. katında, hoş bi daireymiş. İstepneyle uğraşırken elleri kirlendiğinden eve girer girmez adam banyoya gidip ellerini yıkamış. Bu arada OMEGA marka saatini de kolundan çıkarıp, aynanın önüne koymuş. Kızlardan birinin, “Kahve hazır” diye seslendiğini duyunca hemen ellerini kurulayıp banyodan çıkmış. O aceleyle de OMEGA marka saatini çıkardığı yerde unutmuş. Kızların sohbeti çok keyifliymiş. Grup vaktin nasıl geçtiğini anlamamış. Sonunda adam geceyi kızların evinde geçirmiş. Sabah da 7’de kalkıp işe gitmiş. Tamirhanesine vardığında saatini kızlarda bıraktığını farketmiş, “İyi bari, kızları tekrar görmek için bahane olur” diye düşünmüş. Akşam iş bitimi saatini almak için kızların evine gelmiş ama kapıcı bahsettiği kızların artık o dairede yaşamadıklarını söylemiş. Bu iki talihsiz kız 3 hafta önce trafik kazası geçirip ölmüşlermiş meğer. Şu an da, adamın onları ilk gördüğü yere çok yakın olan bi mezarlıkta yatıyolarmış. Tamirci duyduklarına inanamamış, “Nasıl olur? Ben dün akşam evlerinde onlarla beraberdim” demiş. Kapıcı bunun imkansız olduğunu söyleyerek adamı, kapısı avukat tarafından mühürlenmiş dairenin önüne götürmüş. Adam çok meraklanmış taabi. Ertesi gün avukata gidip durumu anlatmış ve beraberce kızların dairesine gelmişler. Mühürü açıp içeri girmişler. Adam doğruca banyoya gitmiş. OMEGA marka saat aynanın önünde bıraktığı gibi duruyormuş.










TEHLİKELİ YOLLAR

İzmir'in oldukça işlek olan İnönü Caddesi'nde kaza eksik olmaz. Fakat bu kazaların nedeni sürücülerin ve yayaların dikkatsizliği değilmiş. 1960'larda yapılan bu cadde, bazı yerlerde mezarlığın üzerinden geçirilmiş. Çanakkale'de Jandarma Kampı'nın önünden İzmir'e giden yol, civardeki en çok trafik kazası olan yolmuş. Bu yolda haftada en az bir kere kaza oluyormuş. Kazalar genelde kampın önünde olurmuş. Çünkü geceleri savaşta ölen askerlerin ruhları askeriyeyi ziyaret edermiş. Bu görüntüden tırsan sürücüler direksiyon hakimiyetini kaybedermiş











MEZARLIKTAKİ HEYKEL

Genç kızlar korkunç efsanelerin çoğunda başroldeler. İngiltere’de yaygın olan bi hikayede anlatıldığına göre bi grup kız bi gece korkunç hikayeler anlatıyolarmış birbirlerine. Laf dönüp dolaşmış ve gece mezarlığa girip giremeyecekleri tartışmasına dönüşmüş. Kızlardan biri, “Girmek ne ki, sabaha kadar bile otururum ben orada” demiş. Yaparsın, yapamazsın tartışması sürerken korkmayacağını söyleyen kız üzerine montunu alıp fırlamış dışarı. Giderken de, “Sabah beni mezarlıktan almaya gelirsiniz. Herhalde gündüz vakti korkmazsınız di’mi?” demiş gülerek. Kızlar engellemeye çalışmışlar ama nafile, dönmemiş sözünden cesur kızımız. Evde kalan kızlar, sabahın ilk ışıklarıyla arkadaşlarının yanına yani mezarlığa gittiklerinde onu, yanında mermer bi heykel olan bi mezarın üzerinde bulmuşlar. Kız gözleri pörtlemiş bi halde cansızmış ve mezardaki heykelin elleri kızın boynundaymış. Sonradan öğrenmişler ki, mezarın sahibi, nişanlısı son anda evlenmekten vazgeçtiği için intihar eden bi gençmiş. Heykel/ölü kadınlardan intikamını işte böyle, kızı öldürerek almış
Mesaj29.08.2008, 14:37 (UTC)    
Mesaj konusu:

BUNLAR ÇOK UZUN KİMSE OKUMAZ .. BENCE DAHA DÜZENLİ BİR KONU AÇ ZTEN KORKMAKTAN NEFTER EDİYORUM SEN ÇOK SEVİYORSUN KORKMAYI
______________
Mesaj29.08.2008, 14:38 (UTC)    
Mesaj konusu: onlarda

Onlarda paylaşsınki bende okayim bir deneyeceeğim
Mesaj31.08.2008, 10:34 (UTC)    
Mesaj konusu:

gzl. araba tamiri hikayesi reklam amaçlı yazılmıs biseydr % 100 .

Wink
______________
Mesaj31.08.2008, 10:39 (UTC)    
Mesaj konusu:

cok tırsıyorummmmmmmmmmmmm Wink paylaşım icin sagol icde korkmadım
______________
<p><img alt="" border="0" src="http://www.userbarlar.com/ub/data/media/1/recep_ivedik.gif" /><strong> </strong></p>
Mesaj31.08.2008, 10:54 (UTC)    
Mesaj konusu:

tabi tırsmazsınız şoker hayranısınız ondan
Mesaj31.08.2008, 11:08 (UTC)    
Mesaj konusu:

vampiremist yazmış:
tabi tırsmazsınız şoker hayranısınız ondan


Merhaba

mesajlarınızı yazarken flot atmamaya dikkat edin lütfen

iyi eğlenceler

______________
İmzanız 3 satırı geçmemelidir.
Mesaj31.08.2008, 11:25 (UTC)    
Mesaj konusu:

vampiremist yazmış:
tabi tırsmazsınız şoker hayranısınız ondan

bu arada sana bir soru, sen iyi bilirsin Mr. Green
bana pc korku oyunu lağzım bi öneriniz varmı? Razz

blool rayne kadar gerçekci
vahşet Razz
kan Razz
ölümüne korku Razz
gerilim Razz
çok ama çok ve en korkutucu oyun biliyormusunuz Question Very Happy
adını verseniz yeter Mr. Green
______________
ArrowŞekilli NicklerArrowYaptıgımOyunlar ArrowÜrünlerimArrowYaptıgımProgramlarArrowresimlerArrowSiteni ekleArrowChat/SohbetArrow3D GaleriArrowBen_Kimim?ArrowDost DestekçilerArrowForumArrowAdınıza GöreAşkArrowDestekOlArrowFalCrying or Very sadCrying or Very sadCrying or Very sadNeden mi?Crying or Very sadCrying or Very sadCrying or Very sad
Mesaj31.08.2008, 16:17 (UTC)    
Mesaj konusu: tabiki kardeş

1-resident evil 4 pc
2-sılent hıll 4 pc
3-sılent hıll 3pc
4-alone in the dark pc
5-nosferatu pc
6-bloodrayne 2 pc
7-obscure pc
8-obscure 2 pc
9-blood 2 pc
10-son olarakta sılent hıll 5:homecoming pc çok yakında
Oynarken korku iliklerine kadar gelecek ama bilgisayarının sistemi iyi olmalı
Mesaj31.08.2008, 16:18 (UTC)    
Mesaj konusu:

nasıl yani Shocked
______________
www.zamankopp.tr.gg
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu