Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj15.09.2008, 12:32 (UTC)    
Mesaj konusu: Tembellik hayatın israfıdır

TEMBELLİK HAYATIN İSRAFIDIR

Tembelliğin ne olduğunu ve insanların başına nasıl çoraplar ördüğünü düşündünüz mü? Bu soru çok mu çocukça?

Hemen herkes tembelliğin kötü olduğunu bilir ve kimse tembel olmayı kabullenmek istemez. Ama acaba kaç kişi gerçekten tembel olup olmadığını araştırmıştır?

Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yaşanır. İnsanların büyük bir kısmı zihinlerini, önemli bir kısmı bedenlerini ve yine çok önemli bir kısmı hem bedenlerini hem de zihinlerini çalıştırmazlar.

Dinlenmek kastıyla uzun uzun oturmak, televizyon seyretmek, müzik dinlemek, dedikodu yapmak kontrolsüz hayal kurmak gibi işlerle meşgul olan insan bunları yaptığı anda tembellik tuzağına düşmüştür.

Oysa hayat duraksamadan devam eden "hareketlilik ve aktiflik" prensibi üzerine kuruludur. Atomlardan galaksilere kadar;mikroplardan balinalara kadar fıtrata itaat eden bütün mahlukat amansız bir hareketlilik furyasında çırpınır.

Bakınız tembel ve durağan insanların başlarına neler açılıyor: Bedensel tembellik içerisinde olan insanın vücudunda zehirli birikimler oluşur. Koşuşturmayan insanın vücudundan zehirli maddeler atılamaz. Dokular yağ bağlamaya ve kilitlenmeye başlar. Hücrelere oksijen ve besin dağılımı iyi yapılamayınca vücut hızla yaşlanmaya başlar. Bunu fiziki güç kaybı, kas zayıflığı, yorgunluk takip eder. Bedensel tembelliğin derecesine göre kireçlenme, zaman içerisinde felç ve daha bir yığın hastalık bedene hücum eder.

Zihinsel tembellik aktif düşünmeme, zihni kontrolsüz olarak harici ve dahili telkinlerin tesirine bırakma durumudur. Zihinsel tembelliğe alışan kişi beyninin sinirsel bağlantılarını aktif bir şekilde kullanmadığı için zeka gerilemeye başlar, hafıza gittikçe zayıflar, hatırlama yavaşlar; tabii ki bütün bunları genel aktivitenin azalması takip eder. Zihinsel tembelliğin prensip olarak yaşın ilerlemesiyle fazla ilgisi yoktur.

Aktif insanlar hayranlık verici başarılar arasında uçuşurlar. Neden bazı insanlar çok ağır fiziksel şartlara ve zihinsel faaliyetlere tahammül ederler de bazıları hemen tükeniverirler? İnsanlar her faaliyetin kapasiteyi arttırdığını göz ardı ediyorlar. Bedenin bir kapasitesi vardır şüphesiz ve çalışan insan bu sınıra hızla ulaşır. Ancak beynin kapasitesinin sınırı kolay kolay ulaşılamayacak kadar geniştir.

Allah'ın hikmetine bakınız ki insan kalbini yorulmayan (laktik asit üretmeyen) kaslardan yaratmıştır. İnsanın yorulmayan bir diğer uzvu da beynidir. Yeterli oksijen, glikoz ve enzimler sağlandığı sürece beyin hiç durmadan sürekli çalışır. Bazıları beynin dinlenmesi için bütün işleri bırakıp dinlenmeyi-yani tembelliği tavsiye ederler. Halbuki böyle yapmak tam tersine beyni tembelleştirir. Bizim zihin yorgunluğu dediğimiz şey beyni çalıştırırken fiziksel şartları ihmal etmemizden ya da psikolojik gerginliğin fizyolojiyi etkilemesinden doğan "durumdan" başka bir şey değildir. Uyku anında dinlendiğini sandığımız beynin uyanıkken ki hali kadar yoğun çalıştığını ortaya çıkaran son tespitler de bu gerçeği vurgular.

----------------------------------------------------------------------------------------------

Biliyorum pek çoğunuza uzun geldiği için okumayacaksınız. Ama sabredip sonuna kadar okuyabilirseniz belki size faydali birşeyler bulabilirsiniz. Haydi az sabredip okuyuverin.. Gerçekten faydalı bir yazı..

Wink
______________
Forum imzanız 468x60 Boyutlarını geçmektedir.
@odev-arsivleri


En son bahse tarafından 15.09.2008 14:58:04 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Mesaj15.09.2008, 13:32 (UTC)    
Mesaj konusu:

Güzel paylaşım bahse teşekkür ederim Wink

Benimde ekleyeceklerim olacak...

Tembellik ve onun yanında getirdigi şişmanlık...
Teknolojininde gelişmesiye artık insanlar birçok şeyi oturdukları yerden yapabiliyor...
Haliyle buda tembellige yol açıyor...
Tembeliginde en büyük düşmanı şişmanlıktır...
Çünkü hareket etmeyen vücut kilo almaya başlıyor...
Şişmanlıgında getirdigi hastalıklarda cabası...


Çok farklı bir örnek vercegim..

Misal eskiden büyüklerimiz sevdiklerine mektup gönderirlermiş...
Mektupu göndermek için bile postaneye gitmeleri gerekiyormuş...
Peki şimdi nasıl...
Şimdi oturdugun yerden dünyanın bir ucundaki arkadaşına bile mesaj gönderebiliyorsun...
Hatda onunla neredeyse yüzyüze konuşabiliyorsun...


Daha bitmedi...
Akşamları parklara behçelere giderlermiş büyüklermiz...
Şimdi ise ya tv başında saatlerce dizi izliyoruz...
yada saatlerce bazen gün boyu pc nin başında kalıyoruz...


Sonucta ne oluyor hiçbir hareket yok...ve vücudumuz temmellige alışıyor...

Teknolojinin hızla ilerlemesi tembelliginde artması demek...
Gelecekte ev işleri yapan makinalar...
İnşaat işleri yapan işci robotlar...
Otomatik ilerleyen araçlar olucak...
Akıllı bilgisayarlar olucak, akıllı evler olucak...
ve insanoglu artık yerinden bile kıpırtamıycak...

Teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesi tabiki güzel...
ama ne olursa olsun aktif olmalıyız...haraket etmeliyiz...



Teknolji herşeye çözüm bulsa bile...
Spor yaparak vücudumuzu, kitap okuyarak beynimizi çalıştırmalıyız...

Çok yakın mesafelere araba ile gitmektense yürümeliyiz...
Çok yakın olmasa bile yakın olan mesefalere bisiklet ile gitmeliyiz..
hem vücudumu çalıştırmış oluruz...
hemde dogayı kirletmemiş oluruz...

Bu konuda hükümetlere ve ailelere büyük görev düşmekte...
İnsanoglu temmeleştiginde umursamaz oldugunda hem kendine hem Dogaya zarar vermekte...kendi sonunu hazılamaktadır..
.

Özellikle geçlerimizin duyarsızlıgı ve eglenceye düşkünlügü gelecegimizin Hiçte parlak olmayacagını düşündürüyor bize...

Dedigim gibi burada herkese görev düşmekte...


Anlatılacak ve yazılacak çok şey var aslında...
Konunun akışına göre tekrar yazacagım...

@ Bahse arkadaşıma paylaşımı için tekrar teşekkür ederim...
Mesaj15.09.2008, 13:40 (UTC)    
Mesaj konusu:

@net-muratt

Teşekkürler arkadaşım.. Yazdıkların çok doğru ve düşündürücü.. Bu konuda senin ve diğer arkadaşlarında ekleyeceğiniz bilgileri sabırsızlıkla bekliyorum..
______________
Forum imzanız 468x60 Boyutlarını geçmektedir.
@odev-arsivleri
Mesaj15.09.2008, 13:45 (UTC)    
Mesaj konusu:

net muarat yazmış
Alıntı:
Benimde ekleyeceklerim olacak...

Tembellik ve onun yanında getirdigi şişmanlık...
Teknolojininde gelişmesiye artık insanlar birçok şeyi oturdukları yerden yapabiliyor...
Haliyle buda tembellige yol açıyor...
Tembeliginde en büyük düşmanı şişmanlıktır...
Çünkü hareket etmeyen vücut kilo almaya başlıyor...
Şişmanlıgında getirdigi hastalıklarda cabası...

Çok farklı bir örnek vercegim..

Misal eskiden büyüklerimiz sevdiklerine mektup gönderirlermiş...
Mektupu göndermek için bile postaneye gitmeleri gerekiyormuş...
Peki şimdi nasıl...
Şimdi oturdugun yerden dünyanın bir ucundaki arkadaşına bile mesaj gönderebiliyorsun...
Hatda onunla neredeyse yüzyüze konuşabiliyorsun...


Daha bitmedi...
Akşamları parklara behçelere giderlermiş büyüklermiz...
Şimdi ise ya tv başında saatlerce dizi izliyoruz...
yada saatlerce bazen gün boyu pc nin başında kalıyoruz...

Sonucta ne oluyor hiçbir hareket yok...ve vücudumuz temmellige alışıyor...

Teknolojinin hızla ilerlemesi tembelliginde artması demek...
Gelecekte ev işleri yapan makinalar...
İnşaat işleri yapan işci robotlar...
Otomatik ilerleyen araçlar olucak...
Akıllı bilgisayarlar olucak, akıllı evler olucak...
ve insanoglu artık yerinden bile kıpırtamıycak...

Teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesi tabiki güzel...
ama ne olursa olsun aktif olmalıyız...haraket etmeliyiz...


Teknolji herşeye çözüm bulsa bile...
Spor yaparak vücudumuzu, kitap okuyarak beynimizi çalıştırmalıyız...

Çok yakın mesafelere araba ile gitmektense yürümeliyiz...
Çok yakın olmasa bile yakın olan mesefalere bisiklet ile gitmeliyiz..
hem vücudumu çalıştırmış oluruz...
hemde dogayı kirletmemiş oluruz...

Bu konuda hükümetlere ve ailelere büyük görev düşmekte...
İnsanoglu temmeleştiginde umursamaz oldugunda hem kendine hem Dogaya zarar vermekte...kendi sonunu hazılamaktadır...

Özellikle geçlerimizin duyarsızlıgı ve eglenceye düşkünlügü gelecegimizin Hiçte parlak olmayacagını düşündürüyor bize...

Dedigim gibi burada herkese görev düşmekte...


Anlatılacak ve yazılacak çok şey var aslında...
Konunun akışına göre tekrar yazacagım...



evet sana katılıyorumeskiden mektup vardı şimdi ama teknoleji ilerledi ve telefon cıktı yakında ucan araba cıkarsa şaşmayın arkadaşlar paylaşım icin cok sagol @bahse( at )netmurat
______________
<p><img alt="" border="0" src="http://www.userbarlar.com/ub/data/media/1/recep_ivedik.gif" /><strong> </strong></p>
Mesaj16.09.2008, 15:03 (UTC)    
Mesaj konusu:

Bahse arkadaşımıza teşekkür ederim artık bu yazıyı bile okuyamıycak kadar tembel olanlar bile var yazı bizi bilinçlendirici bir yazı okumananızı tavsiye ederim
Ayrıca Allah boş boş oturanları sevmez Kur'an'ı Kerim'i biraz incelersek belki buna dahil şeyler bulabiliriz

İyi günler
Mesaj16.09.2008, 20:03 (UTC)    
Mesaj konusu:

dsiteyardimi yazmış:
Bahse arkadaşımıza teşekkür ederim artık bu yazıyı bile okuyamıycak kadar tembel olanlar bile var yazı bizi bilinçlendirici bir yazı okumananızı tavsiye ederim
Ayrıca Allah boş boş oturanları sevmez Kur'an'ı Kerim'i biraz incelersek belki buna dahil şeyler bulabiliriz

İyi günler



Konu futbol yada kurtlar vadisi vs. olomadığı için çoğu kimse okumaz.. Ben bu tür konuları açmaya devam edeceğim.. Belki tembellik etmeyip okuyan çıkabilir. Ve belki ders çıkaranlar olabilir. İlginize ve yorumunuza teşekkür ederim..
______________
Forum imzanız 468x60 Boyutlarını geçmektedir.
@odev-arsivleri
Mesaj16.09.2008, 20:24 (UTC)    
Mesaj konusu:

sonuna kadar katılıyorum Wink
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu