Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj08.10.2008, 13:24 (UTC)    
Mesaj konusu: P2P Performansınızı Arttırın

Bilgisayar dünyasının yükselen yıldızı "Peer to Peer" (P2P) ağlar uzunca bir süredir hizmetimizde. Gelecekte milyonlarca bilgisayarın işlem gücünü birleştirebilecek uygulamalardan söz edilirken şimdiye kadar bu ağlar kullanıcılara sınırsız müzik ve film değiştirme imkanı sundu ve sunmaya devam ediyor.

P2P nedir?

Temelde birbirine "eş" olabilecek elektronik aletlerin özel bir bağlantı kurarak haberleşmelerini sağlayarak, kişisel bilgisayarımızdan Gameboy'umuza ulaşabiliyoruz. Akla tabii ki Bluetooth gibi teknolojiler geliyor. Fakat Türkçe karşılığının henüz oturmadığı P2P, birebir olmakla kalmıyor. Arkadaşınızla resim, patronunuza bilgi paylaşabileceğiniz gibi, tüm iş arkadaşlarınıza dosya gönderebilirsiniz. Aynı şekilde iş grubu patrona ya da bir başka iş grubunun her üyesine veri yollayabilir. Yani elimizdeki teknoloji bize, birebir haberleşmemizi, bir kaynaktan çok hedefe ulaşmamızı ve tam tersini sağlıyor. Bunları da alt alta toplarsak P2P, sınırsız kaynaktan sınırsız hedefe yönelik çalışmayı getiriyor.

Tüm kaynakları bir araya toplayan ve denetlenemeyen bu ortamda, her kullanıcının diğerlerinde bulunan veriye ücretsiz ulaşabildiği, resim dosyalarından müziğe, inanılmaz bir paylaşımın sürekli hale geldiğini söyleyebiliriz.

Nereden Çıktı Bunlar?

Internet planlanırken ilk aşamada düşünülen, sayılı bilgisayarın sürekli bağlı olacağıydı. Bu da kısacası, her bilgisayara aynı telefon gibi, sabit bir numara verilmesini ve ulaşımın değişmeyen numaralar yardımıyla yapılmasını getirdi. Ama 90'lı yıllarda Internet'in kitlelere yayılmasıyla, kullanıcılara atanacak kadar sabit numara oluşturulamayacağı düşünüldü. Bu yüzden her kullanıcıya bağlantıdan bağlantıya değişen IP adresleri veriliyor. Bu da doğal olarak, kullanıcıların doğrudan birbirine bağlanmasından ziyade, merkezi sistemlere ulaşarak bunlar üstünden sıçramalar yapmasını zorunlu hale getiriyor.

Ama ICQ adlı program Internet'in ucundaki "belirsiz", bir bağlı bir ağ dışında kalan istemci bilgisayarları, aracı olmadan doğrudan birbirlerine ulaştırdı. Artık o önemsiz, sunuculara bağlanıp bilgi almaya çalışan bilgisayarlarımız, karanlıkta kalmış birikimlerini ortaya koyabilecekti. Napster, Groove, NetMeeting ve çoğu diğer yazılım/girişim bu yolu takip etti.

P2P uygulamalarının ilk yıldızı Napster, kullanıcılarına 20 milyonun üstünde sanal adres atadı, ki domain adlı Internet adresleri, 15 yıldır Dünya çapında 22 milyon adet satılmıştı.

Nasıl Çalışıyorlar?

Napster ve bazı programlar, kullanıcılar yakın bir sunucuya bağladıktan sonra bilgisayarlarındaki dosyaların listesini sunucunun veri tabanına ekliyorlar. Aramalar bu gittikçe genişleyen veri tabanlarında yapılıyor. Ve Internet'e bağlı kullanıcılar, bu sayede birbirlerini bulup dosya transferine başlıyorlar. Böyle bir sistem, tam olarak merkezden bağımsız değil. Nitekim az sonra değineceğim telif hakları tartışmaları sonucu, Napster ve benzeri sistemler kapatıldı ve kapatılmaya devam ediyor.

Öte yandan merkezi bir sunucu olmaktan ziyade bir nevi haberleşme düzeni olarak tanımlamakla yetinebileceğimiz Gnutella ağı bugün dosya paylaşımının başlıca dolaşım sistemi. Kısaca farkı ortaya koymak gerekirse, kullanıcılar doğrudan birbirini bulur. Yeterli sayıda kullanıcı bulunduktan sonra arama yapılıp ve sonuç elde edilir ve değişim başlar. Herkes hem sunucu hem istemci rolünü üstlenir.

Büyük Tartışma

Hem Internet'in sabit ve yetersiz adreslendirme sistemine önemli bir alternatif getiren hem de sayısız bilgisayarı başarıyla birbirine bağlayan bu yeni "teknoloji" ilk aşamada tartışma ve infiali de yanında getirdi. "Dikensiz gül olmaz" misali kullanıcıların katlanması gerekenler vardı ama işin içine gülleri kesmek isteyenler de girdi.

P2P ağlar ve uygulamaları vasıtasıyla özellikle *** biçiminde müzik dosyaları değiştiriliyor. Tabii telif hakkı korunan bu entelektüel eserlerin sahipleri de durumdan mağdur oluyor. Dev kayıt stüdyoları ve müzik şirketleri ciddi yasal girişimlerde bulunuyorlar. Ama Gnutella gibi "merkezsiz" sistemler içinde mahkum edilmesi gerekeni bulmak hem kolay değil hem de ahlaki boyutu tartışılıyor.

Bunun üzerine ağ ortamına zarar vermeye kalkan, dolaylı olarak da kullanıcıları rahatsız eden şirketler önemli bir gerçeğin farkında değiller. Dosya değişim programları varolan ağ ortamının kullanışlılığını arttırdılar, yeni işlevler eklediler. Kullanıcılar da bu programları hiçbir zorluk yaşamadan, izin almak zorunda kalmadan kolayca kullandılar. Transferler onların istekleri ve tercihlerine göre şekillendi. Yani telifli ürünlerin korsanlığı teknoloji ve hukuk kurallarının eksikliğinden değil, kullanıcıların teknolojiyi kullanma biçiminden doğdu.

Fakat bir süre, teknoloji suçlandı. Sonunda Microsoft, Intel gibi büyük bilişim şirketlerinin yöneticileri telif haklarını koruma yollarının teknolojiyi yok etmemesi gerektiğinin altını çizdiler. Sorunun sadece teknolojiden kaynaklanmadığını, şirketlerin tüketicilerini yanlış yönlendirmelerin de önemli bir etken olduğunu belirttiler.

Şirketler kullanıcılarla sorunları olduğunu anlayınca bu yaz korkutucu bir girişim daha yaptılar ve ABD'de Internet servis sağlayıcı şirketlerden kullanıcıları izlemesi ve raporlamasını istediler. Bazı servis sağlayıcılarla ortak hareket edip söz konusu kontrol mekanizmasını işler hale getirmeye çalışsalar da işler her an tersine dönebilir. Sayısal ortamda kullanıcı mahremiyetini tehdit eden bir girişim olarak nitelendirilmesi halinde, olay bir anda telif hakları savunucularının aleyhine dönebilir.

Bir saatte değişen dosya sayısı milyarlarla ölçülürken Napster'ın kapanmasını sağlayan Amerikan Müzik Kayıt Endüstrisi Birliği RIAA ve ortakları bir yandan kullanıcılara alternatif sunmaya çabalıyorlar. Kısıtlı parçaların değiştirilmesine izin verilmesi, tüm parça ya da filmin ancak ücret karşılığı indirilmesi hedefleniyor. Fakat günümüz P2P ağlarında bu zor görünüyor.

Öte yandan da, başvurularla dosya değişim sistemlerine sürekli müdahale hakkına sahip olmaya çalışıyorlar. Bu konu da tartışılmaya devam etse de, firmaların üç farklı stratejiyi bir süredir kullandıkları biliniyor:

Dosya değiştiren kullanıcıdan sahte taleplerde bulunup P2P bağlantısını yavaşlatmak, kullanıcıları, aradıklarını bulamayacakları sahte hedeflere yönlendirmek ve de son olarak aranan dosyaların benzerlerinin bozuk, farklı, çalışmayan kopyalarını dağıtıma sürmek. Hatta birçok kişi, indirdikleri müzik dosyasını açıp 5 dakikalık "müzik dosyalarını izinsiz dağıtmak kanun dışıdır" melodileriyle karşı karşıya kalıyorlar.

P2P Uygulamaların Kendi Tehlikeleri

Gülleri kesmek isteyenler asıl tehlike olsalar da, gülün dikenine dikkat etmekte fayda var. Para vermektense müzik dosyalarını ücretsiz indirenlerden kazanç elde etmek zor olduğundan dosya değişim programları gelir kapısını başka yollardan aralamaya çalışıyor.

"Spyware" yani casus yazılımlar birçok P2P uygulamasının içinde geliyor. Çoğu gizli olarak çalışıyor, sizinle ilgili bilgi topluyor. P2P uygulamalarını hazırlayanların ifadelerine göre sadece İnternet'te gezilen siteler gibi basit bilgiler kaydediliyor, böylece zevk ve tercihlerimizi "anlamaya" çalışıyorlar. Bu da en basitinden, P2P uygulamamız içinde bize daha uygun olabilecek reklamlar göstermelerini sağlıyor. Tabii bu bilginin farklı kullanımları da olabilir, örneğin girdiğimiz sitelerin içeriğine benzer konulu reklam e-postaları alabiliriz, hatta birer "tüketici" olarak profillerimiz satılabilir ve belki daha da fazlası...

Bu yazılım parçalarını içinde fazlasıyla barındıran ve geçen sene bu nedenle tepki çeken KaZaa ise kullanıcılarının güvenini suiistimal etmediğini iddia ediyor. Yöneticileri, Microsoft gibi birçok şirketin benzer hareketlerde bulunduğunu anımsatıyor, ki bu doğru. Ayrıca söz konusu adımlar atılırken kullanıcılara yeni uygulamaların bir parçası olmak isteyip istemediklerinin sorulacağı açıklanıyor.

Bu tip uygulamalarla sisteminizi doldurmazsanız yine rahat olabilirsiniz. Aksi halde, en azından isteğinizden daha fazla İnternet penceresi ve zararsız olsa da arka planda saklanıp belleğinizi daraltan yazılımlarla boğuşmak bazı kullanıcıları rahatsız edebilir. Bu durumda dergi CD'lerinde ve İnternet'te kolayca bulabileceğiniz Ad-aware programından faydalanabilirsiniz.

Aslında casus programları fazla hafife almamıza neden olan daha büyük bir tehlike var: Virüsler! İnternet sayesinde hızla yayılan virüsler önlem alıyorken bunlara P2P'den yararlanan yeni türler eklendi. Bu yazıda incelediğimiz KaZaa gibi kurulu ağları kullanıp kullanıcıların bilgisayarlarına sızanların yanında, az da olsa, P2P ağ teknolojisinin kendisinden yararlananlar da türemeye başladı.

Bu virüslerin kayda değer ilki KaZaa ağında ortaya çıkan Benjamin virüsüydü. Benjamin'i, ondan fazla yeni virüs takip etti. Transfer yaparken, dosyayı kendi bilgisayarımıza indirmeden ne kadar güvenli olduğunu bilemediğimizden risk yüksek.

Ama yine de sırf bu nedenle P2P'den çekinmeyin. Virüslerden korkup "Ben P2P programları kullanmayacağım" deseniz bile, örneğin şirket ağınızdaki diğer kişiler bunları kullanıyor olabilir, böylece de ağınızdaki bir arkadaşınızdan virüs kapabilirsiniz. Reçete aynı, profesyonel bir antivirüs programınızı en azından iki haftada bir güncelleştirmek ve indirdiğiniz tüm dosyaları taramak. Sanatçılara saygı duymayan, telif haklarını takmayanlar, en azından albümlere vermedikleri parayı bir antivirüs yazılımına verebilmeli.

P2P Veriminizi Arttırın

Dikenler gül koklamayı engeller mi? Tabii ki hayır. Kullanıcılar bir haftada 2 milyondan fazla kez KaZaa adlı popüler P2P uygulaması bilgisayarlarına indiriliyor. Bu kadar kalabalık bir ortamda tabii ki dosya değiştirirken göz önünde bulunduracağınız kriterler mevcut.

Dikkatli Yükleyin: Bazı P2P uygulamaları yükleme esnasında, bazıları ek hizmetlerini İnternet'ten size sunarken karşınıza form çıkarabiliyor. Buralara yazacağınız e-posta adresiniz reklam mesajlarıyla dolabilir, aklınızda bulunsun.

Yılmayın: Aradığınızı bulamasanız da tekrar tekrar denemekten çekinmeyin. O an bağlandığınız sunucu ya da kullanıcı grubu ihtiyacınıza uygun dosyaları barındırmıyor olabilir. Sonuç alamıyorsanız arama kriterinizi değiştirin. Olmazsa buyurun alt satıra.

Alternatifleri Unutmayın: Bilgisayarınızı çok fazla P2P uygulamasına boğmaya gerek yok ama kaliteli 2 yazılım her dosya avcısına önerilir. Belli dosyalar belli ağlarda, belli saatlerde daha kolay ulaşılabilir olur. Ayrıca elinizdeki uygulama geçici olarak sorunlar yaşıyor olabilir.

Programda Uzmanlaşın: Kullandığınız yazılımın "Help" metinlerinden, web sitesinden yararlanın. Bazı programlar ve üyesi oldukları ağlar, işinizi kolaylaştırmak için özel adresler, IP numaraları öneriyor. Neyi nerede bulacağınızı deneme yanılma yöntemiyle öğrenin.

Program Seçerken: P2P uygulamalarının özellikleri inceleyin. En popüler uygulama olan KaZaa en fazla sonucu getiren değil. Qtraxmax ve Morpheus ilk seferinde son derece uzun bir aramanın ardından yetersiz sonuçlarla dönüyorlar. Ama Qtraxmax'a dayanabilirsiniz bir hayli fazla sonuca kavuşabilirsiniz.Müzik dosyalarında XoloX, program aramada Qtraxmax ve eDonkey, film aramada WinMX başarılı. Toplamda ise XoloX'u WinMX takip ediyor.

Sohbeti Sevmeseniz de: P2P uygulamasının içinde chat desteği varsa, dosya aldığınız, verdiğiniz kullanıcılarla diyalog kurun. Ağ ve uygulama hakkındaki tecrübelerinizi paylaşın, daha önemlisi karşı tarafın İnternet'te ne kadar kalacağını öğrenin, ona göre transfere başlayın.

Sonuçları İnceleyin: Bugün bazı P2P yazılımları son derece detaylı sonuç ekranları sunuyorlar. Dosya adı dışındaki sütunlara da bakın. En azından info ya da bitrate gibi sütunlardan, hangi müzik dosyasının daha kaliteli kaydedildiğini bulun.

İndirirken Dinleyin: Maalesef en önde gelen P2P uygulamalarından bazıları, küçük boyutlu olmak uğruna dahili medya oynatıcı içermiyor. Tercihiniz Winamp olsa da, programınızın bu özelliği varsa faydalanın! Daha dosyayı indirmeden, elde ettiğiniz kadarını dinleyin. Böylece gerçekten aradığınıza mı kavuştunuz anlayabilir, aksi halde boşuna beklemezsiniz.

Azla Yetinmeyin: Madem dosya indiriyorsunuz, tek tek yapmaya ne gerek var. Transfer hızınız, karşı tarafa uzaklığınız, onun İnternet bağlantısının durumu gibi birçok etkene bağlıdır. Sorun çoğu zaman sizde değildir. Bunu anlamanın en iyi yolu, halihazırda bir transfer yaparken, az sonra indirmeyi planladığınız diğer dosyayı almaya başlamaktır. İlk dosyanızı alış hızınız düşerse buna son verin ama değişmezse birden fazla dosyayla devam edin. Hızınızı etkileyen faktörleri programın sitesinden ve diğer kullanıcılarla sohbet ederek öğrenebilir, belki aynı anda 4 dosya çekmenin en iyisi olduğuna karar verirsiniz.

Sınıflandırın: Hem P2P karşıtı firmaların değersiz dosyaları bu sistemlere salması, hem de yanlış adlandırılmış parçalar kullanıcıları hayal kırıklığına uğratırken bazı uygulamalar, bulduğunuz dosyalara ya da kullanıcılara not vermenizi sağlıyor. Böylece güvenilirlik derecesi saptanıyor. Sistem bu tip geliştirmeler için kullanıcı etkileşimi istiyorsa katılın, böylece ilerde daha güvenli download yapın.

Dosya Paylaşın: Aradığınızı bulamamaktan mı şikayetçisiniz? Birçok kullanıcı da öyle. Çünkü çoğu kişi, almak ama vermek istemiyor. Ağın büyümesi için elinizdeki dosyaları paylaşıma açın, ağ büyürse daha çok kullanıcı çeker, daha çok kullanıcı daha büyük bir ağ oluşturur. Böylece aradığınızı bulma şansınız artar.

Mekan Değiştirin: Sürekli bir İnternet bağlantınız varsa ve elinizdeki program her aramada ya da belli aralıklarla hedefini değiştirmiyorsa, siz programınıza göre önlem alın. Arada bir yeniden bağlanın, ya da bunu kendisi beceren programları seçin, böylece daha taze ve kesin sonuçlara ulaşabilirsiniz.

______________
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu