Forum'da ara:
Ara


« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Mesaj02.07.2008, 14:43 (UTC)    
Mesaj konusu: Altin Kural Degil Altin Oran

Nedir içimizdeki sese "çok hoş bir ürün, güzel bir tasarım" dedirten şey?
Neden bazı arabaların tasarımı, bizim içimizde güven, rahatlık duygusu uyandırır?

Neden birçok kişi iPod'in 4. jenerasyon modeli için "çok iyi tasarlanmış" bir ürün derken, yeni iPod Video için aynı söylemde bulunmuyorlar?
Neden günlük hayatımızda kullandığımız birçok şey, içgüdüsel olarak bizde iyi tasarlamış ürün duygularını yaşatıyor?
Nedir kredi kartları, iPod, posta kartı, bazı BMW modelleri arasındaki ortak tasarım yönleri?

Bu soruların cevabını birçok değişik şekilde vermek mümkün. Sorduğunuz kişinin tasarımcı, mühendis, pazarlamacı ya da tüketici olmasına bağlı olarak, alacağınız cevaplarda farklı olacaktır. Çünkü yukarıda sıraladığım şeylerin hepsi, günlük hayatta kullanılan "ürünler". Peki eğer ben, soruyu biraz daha değiştirseydim, verilen cevaplar değişir miydi? Örneğin ürün diye niteleyemeyeceğimiz ama tasarım olarak "kusursuz" bir yapıya sahip örnekleri sorunun içine koysaydım acaba ne gibi cevaplar alırdım? Örneğin iPod tasarımı ile DNA arasındaki ortak yönler nedir? Ya da eski Yunanlıların inşa ettiği binalar ile insan vücudu arasındaki ortak yönler nelerdir?
Matematiksel Formüle: Altın Oran
Resimde gorulecebilecegi gibi iPod Altin Orana cok yakin

Bazı tasarımlar vardır ki insanda bazı özel duyguları uyandırır. Hani üzerimize tam olarak oturan bir giysi gibi. Peki bir matematiksel bir formül var mı böyle bir tasarım için? Yoksa iyi bir tasarım tamamen rasgele, rastlantı sonucu oluşan bir kavram mı?

Gelin kusursuz bir tasarım olan insan vücuduna bir bakalım: Eğer dirseğiniz ile elinizin parmak ucuna kadar olan mesafeyi ölçerseniz ve bu rakamı bileğiniz ile dirseğinizin mesafesine bölerseniz, yaklaşık 1.618 rakamını ulaşırsınız. Peki ya gözünüz ile çeneniz arasındaki mesafeyi, üst dudağınız ile gözünüz arasındaki mesafeye bölerseniz? Evet yine aynı rakam olan 1.618.

Bu örneklerin sayısını artırmak mümkün. Fakat işin ilginç yani bu rakamı hayatımız içinde birçok yerde görmek mümkün. Kelebeklerden, DNA'ya; Piramitlerden, iPod'a kadar birçok yerde. Rastlantı mı? Sanmam!

1.618 rakamının tarihi eski Mısırlılara kadar uzanıyor ve eski Yunanlılar, bu rakamın doğaüstü gücü olduğuna inanmışlar. Bu nedenle, birçok yapı ve eserlerinde, bu rakamı görmek mümkün. Leonardo Da Vinci'nin herkes tarafından bilinen Vitruvian Man (Rönesans Adamı) eserinin neredeyse her karesi bu rakamla dolu. Zaten o nedenle kusursuz görünüyor o çizdiği insan modeli. Eski Yunanlılar, 1.618 rakamına Phi ya da Altın Oran (golden ratio) ismini vermişler. İşte o zamandan günümüze, bu oranı taşıyan eserler, ürünler, yapılar, tasarımlar, insanda "iyi tasarım" duygusunu uyandırıyor.

Bu konuda tasarımdan, mimarlığa; matematikten, biyolojiye kadar birçok makale yazılmış. Hatta Hulya Avsar'in guzelligini bile bu rakama baglayan yazilar gormek mumkun. Fakat benim bu yazı içinde bahsetmek istediğim konu biraz farklı.

Tasarımda içinde hiçbir şey "rastlantı" olmamalıdır. Sırf, göze hoş geliyor veya "iyi fikir" diye bir ürün tasarımına başlamak kanımca yanlış. Özellikle web tasarımında. Sanıldığının aksine, bir sitenin içinde bulunan her pikselin, tasarıma, siteye ve sitenin sahibine bir maliyeti var. Yani, kullandığınız her tasarım öğesinin bir fonksiyonu en önemlisi bir nedeni olmalı. Tabi ki istisnai durumlar var. Örneğin tamamen "duygusal" motiflere yönelik tasarımlar, sanatsal çalışmalar v.b. Fakat bunların sayısı ya da bu tip siteleri ziyaret edenleri sayısı, yukarıda söylediğim tezi çürütecek yönde değil. En azından şimdilik.
Görünüş, fonksiyonu takip eder

Tasarımda eski bir deyim vardır: Görünüş, fonksiyonu takip eder (Forms follows Function). Bu deyim, 18th yüzyılın başlarında Carlo Lobodi ile başlayan ve günümüze kadar uzanan bir tasarım modelini anlatır. Kısaca, tasarımın güzelliğini belirleyen kavram fonksiyonun işleyebilirliği ve kullanılabilirliği ile ilgilidir. Her tasarımcının sorması gereken soru iste burada başlıyor: "Bu tasarım öğesi, bu sitenin hedefini gerçekleştirmesi için ne kadar gerekli önemli?".
Estetik-Kullanılabilirlik Efekti

Tabi ki bu yöntemin sınırlarını bilmek çok önemli. Tasarımda kullanılan başka bir deyim ise Estetik-Kullanılabilirlik Efekti (aesthetic-usability effect). Bu teorideki anlam, estetik tasarımın, estetik olmayan tasarıma oranla kullanımını kolay olduğudur. Estetik tasarım, kullanıcı ile ürün arasında pozitif bir ilişki oluşturmaya yarar ve bu pozitif ilişki, ürünün oluşturabileceği bazı hataların, kullanıcı tarafından hoş görülmesine yol açar. Japonların söylemi ile "Güzel kadının hakareti, çirkin kadının iltifatına tercih edilir". Bu söylemin ne kadar doğru olduğunu bilemiyorum ama tasarımda sınırların iyi belirlenmesi gerektiğini çok iyi biliyorum.
Maliyet-Kazanç

Yazıyı başka bir teori bitirmek istiyorum: Maliyet-Kazanç (Cost-Benefit Model). Bir websitesindeki interaktif davranış, o kullanıcının o sitede bulunma maliyetine eşit ya az ise gerçekleşir. Yani, hiçbir website ziyaretçisi (bizim gibi tasarımcılar hariç), bir siteyi, sırf güzel grafikleri olduğu için gezmezler. Akıllarında oluşan bir soruya, isteğe, amaca cevap bulmak için siteyi ziyaret ederler. Eğer, siteniz bu amacı karşılayamıyorsa, ziyaretçiler, amacı karşılayacak bir başka siteyi ziyaret etmekte geç kalmayacaklardır. Bu demektir ki, siteniz içindeki her pikselin, size bir maliyeti vardır. Bu maliyet, ziyaretçi kaybı, ürün satamamadan doğacak mali zarar ya da rakip şirketin popülerliği olabilir. İşte bu nedenle, siteniz içinde yer alan içerik, grafik ya da herhangi bir öğenin, ziyaretçilerin kazancını maksimize edecek şekilde yerleştirilmesi gerekir.
Peki ya tasarım?

İşin ilginç yani, aynı işi yapan iki site içinde gezinen ziyaretçilere sorulduğunda, neredeyse yüzde 90 ziyaretçi, hedeflerini tamamlayabildikleri sitenin tasarımının daha çekici olduğunu ve sitenin hızlı yüklendiğini söylüyorlar. Bu, bağımsız bir tasarımcının gözünde tam karşıt bir değer taşısa bile. Bu demektir ki, sitenizin ziyaretçilerine yararı olmayan tüm fonksiyonlar, tasarım öğeleri, o ziyaretçi için negatif değer taşımakta.
Websitenizin Yapmadığını iPod Yapıyor

Altın Kural, Görünüş, fonksiyonu takip eder, Estetik-Kullanılabilirlik Efekti ya da Maliyet-Kazanç. Hangi yöntemi takip ederseniz edin, tasarım göreceli bir kavram. Bu göreceli kavramı, elle tutulur rakama çeviren ise "kullanıcı deneyimini maksimize edecek" yöntemler yanı kullanıcı hedefini göz önünde tutan tasarımlar. Bu iPod olsun, insan vücudu olsun ya da websitesi olsun. fark etmez!


www.altiustutasarim.com
______________
Mesaj02.07.2008, 14:46 (UTC)    
Mesaj konusu:

okumak isterdim ama indir indir bitmiyo vesselam Mr. Green Wink
______________
Mesaj02.07.2008, 21:47 (UTC)    
Mesaj konusu:

Ama Görünüş gerçekten önemli bir fonksiyon Wink
______________
Mesaj03.07.2008, 11:29 (UTC)    
Mesaj konusu:

htmlmekani yazmış:
Ama Görünüş gerçekten önemli bir fonksiyon Wink


evet sitelere ilk girişlerde cok onemli...ama sonraki girisler icin 2. siraya geciyor.
______________
Önceki mesajları göster:   


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye & Erdem Çorapçıoğlu